H İ K A Y E D Ü Z E N L E N E C E K
(bu hali amatör)
Artık gözlerine baktığımda korku bedenimi sarmıyordu. Sessizlik ölümü hatırlatmıyor, kabuslar uykularımı esir almıyordu.
İlk günkü nefretim buharlaşmış yerini asılsız bir güven duygusuna bırakmıştı. Halbuki gözlerine baktığımda ki donuk ifadeler aynıydı, bakışları hâlâ kin kusuyordu. Sessizlik hâlâ ölüme giden bir kız çocuğunun kulaklarında çınlıyor, uyku hâlâ bilinç altımdaki gerçekleri saklıyordu.
Belkide alışmıştım. Belkide nefret bana güven veriyordu. Ölüm, yaşamam için umut doğuruyordu. Uykularım gerçeklerle yüzleşmem için, göz kapaklarımda ki karanlığa ışık tutuyordu. Doğrularım yok oluyor, yanlışlarım düşüncelerime hükmediyordu.
Belki de kandırılıyordum. Belkide hâlâ korkularımın arkasına saklanan o çocuktum. Belkide sessizlik bana hâlâ ölümü hatırlattığından melodi sesleriyle haraket ediyordum. Belkide kabuslarım hâlâ uykularımı esir aldığından uyumuyordum. Uyuyamıyordum...
Günlerin saniyeler, haftaların dakikalar, ayların saatler kadar kısa olmasını dilediğim bir yolculuğa çıkıyordum. Düşüncelerimin arasından bana saplanan acıdan başka hiçbir faydası olmayan ailemden kaçmamın tek yolu okumaktı. Okumak için başka bir şehire gitmek ve bir daha hiç gelmemek...
Dileklerimden, sayılı olarak gerçekleşen bir tanesinin peşinden İstanbul'a gittim. Bir an önce okulumu bitirmek istiyordum. Bir şeyleri başarma çabam kendi duygularımla yaptığım ilk yarışımdı. Bir şeyler başarabileceğimi kendime ispatlamaktı ilk amacım. Ama olmadı...
Bir çok insanın hayalini süsleyen şehir kabuslarımın yönünü değiştirdi. Bir geceyle mahvolan bir kaç geceden başka birşey vermedi bana İstanbul.
Öfkeminin, kinimin, nefretimin sahibi olan adam; şevkatimi nasıl satın aldın?
Öfken yumuşayacak, nefretin azalacak ve sen o zama
All Rights Reserved