Amansız Aşk

Amansız Aşk

  • WpView
    Reads 275
  • WpVote
    Votes 18
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Jun 29, 2017
Roman kurgulanıp yazılsa da aslında olaylar kendiliğinden gelişir. Bir yazar planlarına sadık kalamaz çünkü yeni planlar her zaman daha cazip gelir ve romanın gidişatı değişebilir. Bu romanda öyle fakat tek bir farkla; herşeyin başında anlatılan olaylar aslında sandığınız gibi değildir. Aşkın kime vurduğunu tahmin edemeyeceğiniz, sürükleyici romanda savaşların içinden, en acı ölümlere ve korkutucu aşklara tanıklık edeceksiniz. Masum sandığınız aşk, belki de sandığınız kadar masum değildir... 100 asır sonra ortaya çıkan Altın Çağ sizce nasıl bir çağdır? Gelişen olayların sonunda ne olacak dersiniz? Labirent gibi hikayelere denk gelmek zordur. Peki siz bir labirentin içinde kaybolmaya hazır mısınız? Dikkatli olun, çıkış sandığınız yol belki de yeni bir başlangıcın yoludur. Unutmayın her son yeni bir başlangıçtır. "Bir orduya meydan okurken bir kişiye yenilmek midir aşk?"
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Karven
  • Sessiz Yemin
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • Vatan Uğruna
  • Halısaha |texting
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines