Ay Güneş'e Tutuldu

Ay Güneş'e Tutuldu

  • WpView
    Reads 320
  • WpVote
    Votes 34
  • WpPart
    Parts 8
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Wed, Jul 31, 2019
Biraz Öner amca ve babamın askerlik anılarını dinledikten sonra, annemle Neşe teyzenin lise anılarına geçiş yaptım. Baygınlık geçirmeme ramak kala zil çaldı. Neşe teyzeyle annem baya bir konuya daldıkları için kapıyı açmaya kimse gitmedi. Annem "Sezen kapıyı açsana kızım." Dedi. İçimden 'Ya iyi de ben misafirim bari misafirlikte bana kapı açtırmayın' diye saydırırken kapıya gelmiştim. Kapı kulpunu indirdiğimde karşımdakiyle dik dik bakışmaya başladık. O giripte ben kapıyı kapattıktan sonra "Kimsin?" Diye sordu. "Misafir." Verdiğim cevaba "Yok ben seni evin kızı sandım." Diyip göz devirdi. "Ne deseydim. Misafir olduğum için misafirim dedim. Allah Allah.." Küçümser bir bakıştan sonra salona geçti ve benim yanımdaki öküz halinden tamamen sıyrılıp adeta efendi biri oldu. Annem ve babamla son derece insancıl tavırlara tanıştı. Evin biricik oğlu, Kaan.
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • ASENA
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem) - DÜZENLENECEK!
  • RUH-U REVAN
  • Gözler Aynı Sen
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines