Yaşamı , içinde siyah barındıran bir gökkuşağı gibiydi. Rengini bir söğüt ağacından , minik bir sevgiden alan , soğukluğuyla her geçen zaman kararmaya başlayan bir gökkuşağı...
Başak...
Karanlık ve soğuk bir odaya benziyordu hayatı. Ne çok aydınlık ne çok sıcak. İçini yakıp kavuracak bir yaşam istiyordu sadece.
Ukala , zengin , bencil bir playboy ? Hayır asla ! Ya da belki. Ne önemi var ? Gökkuşağını renklendirmek istiyordu sadece... Ya da tanımak istiyordu.
Yağız...
Tüm mevsimleri içinde yaşıyordu. Yazı uzaklarda , kışı kalbinde yaşıyordu. Esip gürleyen fırtınalar kopuyordu kalbinde ama karışmak istiyordu eşsiz gökkuşağına. Siyahlara bürünmesine izin vermek istemiyordu.
O sıcaklığın esiri olmak iserken , soğukluğun kölesi olarak bulmuştu kendini.
Kış ve Yaz çok uyumlu bir melodiydi....