Yaralı Şeytanlar

Yaralı Şeytanlar

  • WpView
    Reads 3,506
  • WpVote
    Votes 745
  • WpPart
    Parts 28
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Aug 16, 2020
İyiliklerin köle olup, kötülüklerin imparatorluk kurduğu bir hayatta yaşıyorduk. Herkes yaşamak için büyük adım atıyordu ama herkesin adımı farklıydı. Özellikle onun. Korku, endişe ve çaresizlik içinde yaşamaya çalışan Mai için bu dünyada hiçbir şey hatırladığı gibi değildi. Bir çare bulup yaşadığı dünyayı güzelleştirmeliydi. Ama önce kim olduğunu bilmeliydi. Çünkü Mai kim olduğunu ve hangi hayatta yaşadığını bilmiyordu. Kimi tercih edeceğine karar vermeli ve kime tercih edildiğini hatırlamalıydı. °°° "Yaşaman için gitmen gerek. Belki birbirimizi bir daha göremeyeceğiz ama unutmayacağız da," derken acıyla kıvrılan dudağını izledim. Söylediği şeye kendisininde inanmadığına emindim. "Beni bırakma. Bir yolunu bulacağız, bir mucize olacak biliyorum." Gözleri acı içinde parlarken bana son kez gülümsedi. Bu onun asla unutamayacağım son gülümsemesiydi. "Mai... Mucizeler bir kez olur. Kurtuluş yok!"
All Rights Reserved
#506
mucize
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Laura Gercek ailem (Karanlik aşk)
  • Sessiz Yemin
  • ULAŞAMIYORUM/TEXTİNG
  • Halısaha |texting
  • Vatan Uğruna
  • FERAYE | NEFRETTEN AŞKA (Tamamlandı)
  • AŞİRET Mİ!? -Gerçek Ailem-
  • Karven

Laura Gercak ailem (Karanlik aşk) kitabında hem Gerçek ailem konulu sonlara dogru ise mafya kocamiz da gelecek buna göre okuyun. Kesit. Hiç durmadan koşuyordum. Ciğerlerim yırtılırcasına yanıyor, göğüs kafesime iğneler batıyordu. Ağaçların silueti, tepemdeki ay ışığı altında bir hayalet ordusu gibi uzayıp gidiyordu. Ara ara omuzumun üzerinden arkama bakıyor, peşimden gelip gelmediğini kontrol ediyordum. Bu sefer... bu sefer beni gerçekten öldürürlerdi. ​Kimden kaçtığımı merak ediyorsanız, babadan kaçıyordum. ​Ben Laura Yel, 16 yaşındayım. "Baba" dediğim kişi, Mithat Yel. Maalesef ona gönül rahatlığıyla babam diyemiyorum, çünkü o bana hiç öyle davranmadı. O, beni suskunluğa mahkûm etti. ​Keşke her şey sadece suskunlukla bitseydi. Bin bir türlü işkence, rutubetli karanlık odalar ve... en önemlisi sol bileğimin hemen yukarısındaki büyük yara. O yara, içimdeki küçük ışığı tamamen söndüren, acı bir hatıraydı. Onu, daha on yaşımdayken duvara bir güneş resmi çizdiğim için yapmıştı. Masum bir çizim için beni sandalyeye bağlayıp, o yarayı bileğime kazımıştı. Yarağın nasıl bir şey olduğunu, neyi temsil ettiğini daha sonra detaylı bir şekilde anlatırım. ​O yaradan sonra ne olursa olsun tek kelime etmedim. İşkencelerinde çığlık atmadım, yalvarmadım. Daha küçük yaşta büyümek, sessiz ve dayanıklı olmak zorunda kaldım.

More details
WpActionLinkContent Guidelines