BUZDAĞI

BUZDAĞI

  • WpView
    Reads 46
  • WpVote
    Votes 11
  • WpPart
    Parts 10
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Nov 2, 2017
Bir adım daha atıyorum ileriye. Ama ilerlemek mümkün mü? Binlerce insan gelmiş sevdiğimi uğurlamaya. Önde oturan gözü yaşlı ailesi. Arkasında binlerce insan. Al bayraklı tabuta bakıyor. Bende öyle. Bir adım daha yaklaşıyorum. Hıçkırık seslerim giderek artıyor. Durmak bilmeyen gözyaşlarımı siliyorum sol elimin tersiyle. Ardından yeniden doluyor gözlerim. Kaderimde bu da varmış be sevgili. Bir yabancı gibi tabutunun uzağında durmakta varmış... Demek o uzun kirpiklerine doyamadan ayrılmak da varmış... Kulağım sesine alışamadan susmakta varmış... Seni Rabbime uğurlamakta varmış. Kalabalığın arasından sıyrılıp sonunda tabutuna ulaştım işte. Çerçevedeki fotoğrafta ne de güzel bakmışsın öyle. Başındaki mavi bere ne güzel yakışmış. Şimdi hakka eriyorsun. Allah kabul etsin sevgili... Ey sevgili... En sevgili... Nefes nefese uyandım. Alnımdan akan teri koluma silip doğruldum. Etrafıma baktım. Odamdayım... Yine aynı rüya. Gözlerimi kapadım ve sadece "VATAN SAĞOLSUN" diyebildim. Ölü bir adamı sevmek kolay değil...
All Rights Reserved
#760
özlemek
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • AZE
  • RUH-U REVAN
  • ASENA
  • Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text
  • NEVBAHAR (Düzenlenecek)
  • Gözler Aynı Sen
  • SİCİLYA MATRİSİ | Yarı Texting
  • KARA HARP Mİ? (YARI TEXTİNG)
  • Karadeniz'in Kızı (Gerçek Ailem)
AZE

PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.

More details
WpActionLinkContent Guidelines