saklambAŞK

saklambAŞK

  • WpView
    Reads 199
  • WpVote
    Votes 14
  • WpPart
    Parts 4
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Sun, Jan 1, 2017
Mutlu ve mutsuz... Ben hangisiydim. Mutlumuydum? Peki ya mutsuz? Ben ikisinin arasında ki ince çizgide bile değildim. Ben yaşamak için yaşayan zavallının tekiydim. Peki ya... Ölüm ve yaşam... Hangisindeydim ben. Ölüm müydü? Bana yakın olan. Yoksa yaşamakmıydı beni bu hayatta tutan? İşte ben o çizgide bile değildim. Hayatım bir saklambaçtan ibaretti. Saklanıyordum... ölümün beni birgün bulacağını bile bile saklanıyordum. Birgün ölümün beni sobeleyeceğini bile bile yaşıyordum. Beni hayata bağlayan tek şey küçücük bir bedendi. Melek! Benim meleğim. Bu dünyadaki tek ailemdi. Peki ya ben? Ben kimmiyim? AZELYA VUSLAT. 20 yaşındayım.Kahverengi saçlarım ve mavi gözlerim var.Hayatın karşıma neler getireceğinden korkmuyorum. Sonuçta hayat benim için çokta birşey ifade etmiyor. Çocukken oynadığımız saklambaç değildi benimki. Bambaşka birşeydi. Benim oyunum. Benim saklambaçımdı. Ama nerden bilebilirdim bir kişinin sayesinde saklandığım yerden çıkmak isteyeceğimi.
All Rights Reserved
#38
kristen
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • MOR SÜTYEN  (Yarı Texting)
  • YENGE | YARITEXTİNG
  • KORKUT / bxb
  • ALİN | Gerçek Aile
  • Mafyaymısmıs
  • Gecenin Ucunda |  Texting
  • Futbolcunun aşkı | TEXTİNG |
  • Göz Göze "40" Saniye | Texting
  • MESAJIN HEDEFİ ŞAŞTI // TEXT
  • Sirayet|Texting

Bazı düşüşler yere çakılmakla değil, bir canavarın inine düşmekle son bulur." İz, hayatını viyolonselinin kalın tellerine ve siyah dantellerine saklayan, melankolik bir konservatuar öğrencisiydi. Tek istediği, notaların gürültüsüyle dünyayı susturmaktı. Pusat, hayatını kırdığı kemiklerin sesiyle kazanan, öfkesi bileğine takılan elektronik kelepçeyle eve hapsedilmiş bir yeraltı dövüşçüsüydü. Tek gerçeği, sınırları çizilmiş o dört duvardı. Biri yukarıda sanat yaratıyor, diğeri aşağıda vahşeti dizginlemeye çalışıyordu. Ta ki o geceye kadar. İz'in balkona astığı mor sütyen, rüzgarın ihanetiyle aşağı süzüldüğünde, sadece alt kata düşmedi. Pusat'ın yasaklı bölgesine, tam kucağına düştü. Pusat dışarı çıkamazdı. İz aşağı inmeye korkardı. Telefon titredi. Gönderen: Alt Kat Mesaj:"Eşyan kanlı ellerimin arasında. Ve biliyorsun viyolonselist, ben bu evden çıkamam. Eğer onu geri istiyorsan, benim kafesime girmek zorundasın." Sanat, şiddete teslim olduğunda notalar susar. Şimdi sahne sırası, kafesteki canavarda.

More details
WpActionLinkContent Guidelines