İşaret ve baş parmağı arasına sıkıştırdığı sigarasını dudaklarının arasına koyup , içine çekti.
Başını yavaşça yukarı kaldırdı , adem elması başını kaldırınca yukarı doğru hareket etti.Sonra boğazında oluşan hafif titreme ile dumanı daireler şeklinde salıverdi.
Dumanlar havada süzülürken , bende onu izliyordum. Onu her gün böyle hiç bıkmadan usanmadan izleyebilirdim.
Başını aşağı doğru indirdi , o delici yeşil bakışlarını bana bahşettikten sonra yüzüme biraz daha yaklaşıp kalan dumanı yüzüme üfledi.
AH , Bu Duman ! Tenimin üzerinde dolanırken , beni nefessiz bırakırken , o acı sigara tadını bana sunarken , onun boğazının derinliklerinden geldiğini düşününce o acı tat bile kayboluyordu.
Sevmediğim şu sigarayı bile bana sevdirmişti . Zaten bana böyle bakmaya devam ettikçe bana her şeyi sevdirebilirdi.
Bunu da beni ona mecbur bırakarak kanıtlamıştı ARSIZ!
Şimdi ise ona tamamen bağımlıydım...
"Ece..." dedi sesi ilk defa bu kadar kısık ve boğuk çıkarken. Testi bana doğru salladı. "Bu ne demek? Hamile misin?"
Cevap veremedim, sadece daha şiddetli ağlamaya başladım.
Baran bir anda patladı, testi lavabonun kenarına fırlattı. "Cevap versene! Kimden bu? Amına koyayım nasıl olur lan bu? Kimden bu çocuk?!"
Bana doğru bir adım attığında geri kaçtım. O anki şaşkınlığı, o kadar büyüktü ki dudaklarından dökülen her kelime kalbime bir bıçak gibi saplanıyordu. "Çocuk benden mi?" diye kükredi. Sesindeki o inkar beni mahvetti. "O gece... o geceden mi?"
Hıçkırıklarımın arasından yüzüne baktım. Bana her zaman tepeden bakan, beni küçümseyen o adam şimdi yıkılmış gibiydi. Ama canımı yakmasına izin vermeyecektim.
"Yok Baran!" diye bağırdım, sesim koridorda yankılandı. "Benden! Sadece benden! Sen bir şey yapmadın zaten, değil mi? Senin için o gece bir hataydı, bir çöptü! Şimdi gelip hesap soramazsın!"