19 yaşında bir genç kız: Doğa
Yalnız, kimsesiz, bir başına, güçlü
21 yaşında bir genç adam: Ege
Zengin, hırslı, acımasız, masum
Bir üniversite. Tesadüf eseri karşılaşmaları. Doğa'nın büyük sırrı, Ege'nin acımasızlığı. Nereye sürüklenecekler?
"Yap hadi! Vursana bir daha!" dedim gözümden yaşlar boşalırken.
"Doğa..! Beni deli etme. İn lan arabadan. Siktir git! Fahişe!"
Ağlayarak arabadan indim. Bu sondu. Artık daha fazla katlanamazdım. Arabasının gazına bastı var gücüyle. Otomobil inledi. Giderken arkasından baktım. Gözyaşlarım tüm dünyayı bulanıklaştırmıştı. Başım dönmeye başladı. En son hatırladığım şey ellerime batan çakıl taşlarıydı.
❗18+ sahneler vardır şiddet içerir sevmeyen okumasın sonra gelip yorumlarda psikolog rolü yapmayın
Bu kurgunun kendime ait olduğunu belirteyim sonra çalınmış ismi verilmesin
İçine öfke hissi dolmuştu
Nasıl yapardı bunu?
Nasıl cesaret ederdi buna
Esra onu bırakıp gitmeyi gerçekten göze almışmıydı?
Esra onu gerçekten sevmeyi bırakmış mıydı?
Kendini geçmiş nasıl çocuklarını yalnız bırakırdı?
Ondan olan iki canı bırakıp gidecek kadar bıkmış mıydı kocasından?
Ateşin kafasındaki düşünceler susmuyordu
O sadece Esrayı istiyordu
Belkide istemiyordu
İçindeki duyguyu o bile bilmiyordu
Ama Ateş şuan sedyede yatan karısından başka birşey görmek istemiyordu
Ona iyi davranmasa bile karısının yanına gelirdi hep çünkü bilirdi Esra gidemezdi
Esra kaçamazdı ondan
Yapamazdı
Onu yalnız bırakmazdı
Çünkü Esra fazla iyiydi
Fazla saf
Fazla masum biriydi
Çok zor şeyler yaşamış
Şiddet görmüş
Susmaya mahkum bırakılmış
Korkak bir kadındı Esra
Kocasından korkan
Ateş bunun farkındaydı
Ne yapacağını bu kez koskoca Ateş Özar bile bilmiyordu