Edebiyat benim hayatımın vazgeçilmezi... En zor zamanlarımı yazarak aşabildim. Kelimeler ağzımdan değil kalemimden çıkardı her daim.
Babamın hastalığını da böyle aştım. Oydu bana edebiyatı sevdiren kişi. Babam emekli edebiyat öğretmeni.
Adım Vera. Ama Nazım ' ı mı henüz bulmuş değilim :(
Kendi halinde bir kızım. Hayatımda pek sık aksiyonlar yaşanmazdı. Ta ki bu sıralara kadar. Babamın iyileşmesinden tam 3 hafta geçti. Hayatım tam normale döndü derken üniversitede de işler karıştı. 1 haftadan beri isimsiz notlar alıyorum. Arkadaşlarımın ağzını aradım ama onlarında haberi yok . Başka çarem de yok gibi. Durumu Esinlere anlatacağım bugün. Zaten bende bir haller olduğunu söyleyip duruyorlardı.
Hayatımda babam , edebiyat, üniversite ve arkadaşlarım varken bir anda herşey karıştı. Bu notlar hayatımın merkezi , tek amacım ise kim tarafından yazıldığını bulmak oldu.
Kendi halinde kuytu kenarda bir mahalle ve o mahallenin bir tanecik asi kızı; Petek Karan.
Yıllardır karakola gelen tüm Komiserleri görevi bıraktıracak kadar zorlayıp onlara nefes aldırmayan bir kadın.
Her yaramazlığı, ukalalığı sanki dünya onun etrafında dönüyormuşcasına har vurup harman savuran bir Kızıl Fırtına.
Peki ya onun ezberlediği yolları yıkacak bir komiser karşına çıksa? o zaman da tabuları yıkılmadan durabilecek miydi?