BUZ
  • WpView
    Reads 45
  • WpVote
    Votes 5
  • WpPart
    Parts 1
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Thu, Jul 12, 2018
Everest Dağının, yüksek doruklarında, Depremi andıran ani bir sarsıntı ve gürültü ile 11 kişilik tırmanma ekibinin mağarada hapsolması ve donarak ölmesinin üzerinden 232 yıl geçmişti, Berrin, etrafına şaşkın şaşkın bakmaya, soğuk odadaki objeleri algılamaya çalışıyordu. son anımsadığı kar fırtınasından korunmak için küçük mağaralara sinmeleri ve karşı konulmaz uyuma isteği idi. Ancak uyandığı bu yer Everest Dağ' ındaki soğuk mağara değildi. Çok sık olmamak ile birlikte hayat insanlara ikinci bir şans verebilir. Tabi bu şans doğup büyüdüğünüz zamandan çok sonra ki bir zamanda oluyorsa işte bu bir anda herşeyi karmaşık ve ilginç kılabilir. Yaşadıkları zamandan yıllar sonra geçmişleri ve gelecekleri arasında sıkışıp kalan bu on bir insanın hayatında artık bir kaç asır büyük olduğu insanlar ile kader birliği yapacaklardır.
All Rights Reserved
#142
isyan
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • KROM VE KEMİK
  • ŞAHMARANLAR ( AŞİRET AİLEM )
  • YAPAY KALP +21
  • Albay Kızı
  • Asena deniz (gerçek ailem)
  • DUHUL
  • KIYAMET TOHUMLARI
  • NEHY-KİMSEDEN SONRA | DİSTOPYA
  • On Üçüncü Pay
  • Vortaris

"Yukarıda, bulutların üzerindeki o steril fanusta yaşayanlar için hayat bir oyundu. Aşağıda, çamurun ve pasın içindeki bizler içinse sadece nefes alma savaşı." Adım Yenal. Ama bu lanet şehrin arka sokaklarında, neon ışıklarının altında bedenimi ve yumruklarımı satarken herkes bana Nox der. Kurallarım basitti: Asla güvenme, asla yalvarma ve tek varlığım olan kardeşini hayatta tut. Ta ki o geceye kadar. Pars... Şehri yöneten Konsorsiyumun tek varisi. Damarlarında kan yerine sıvı altın akan, insanlara baktığında sadece fiyat etiketleri gören o kibirli prens. Beni o kulüpte, ayaklarının dibine atılan paraları toplarken izledi. İğrendi. Aşağıladı. Ve sonra, hayatımın iplerini eline aldı. Kardeşimi yaşatmak için, nefret ettiğim o adamın dünyasına girmek zorundayım. O, beni satın aldığını, bana sahip olduğunu ve irademi kırabileceğini sanıyor. Beni evcilleştirebileceğini sanıyor. Ama unuttuğu bir şey var: Sokaklar, saraylara benzemez. Ve biz sokak köpekleri, tasmamız ne kadar sıkı olursa olsun, ısırmaktan vazgeçmeyiz. Biri kromdan bir tanrı, diğeri etten ve kemikten bir isyancı. Biri yok etmeye, diğeri hayatta kalmaya yeminli. Mülkiyet yasaları, kalbin ritmini durdurabilir mi?

More details
WpActionLinkContent Guidelines