ÖLÜMSÜZ #WATTYS2017

ÖLÜMSÜZ #WATTYS2017

  • WpView
    Reads 350
  • WpVote
    Votes 260
  • WpPart
    Parts 12
WpMetadataReadOngoing
WpMetadataNoticeLast published Fri, Mar 10, 2017
WpInfo
Fiction
Fantasy
Uçurtmamın ipi kopmuş, rengarenk kollarını gökyüzünde ipek kumaşı gibi gezindirirken kalbim göğüs kafesimi parçalara ayırmak için fırsat kolluyordu sanki. Etrafa saçtığım nidalar bana geri dönerken uğulduyordu, hava yağmurluydu. Bulutlar birbirine kırgındı; hızla yerdeki pis ve kirli yağmur birikintisine zıpladım. Bembeyaz elbisem kahverengiye boyanırken aniden güçlü bir çift kol beni kendisine çekmişti. Yüzümdeki tebessüm donarken uçurtmam benden çok uzaklara savrulmuştu, yağmurla karışık rüzgar benim küt saçlarımı uçuşturuyordu. "Dikkatli olmasın küçük, sen bana lazımsın." Tam da o zaman zaman durmuştu, ip gibi gerilmiş dudakları yukarı kıvrıldı ve inci dişleri dolgun dudaklarının arasından belirdi, kahverengi gözleri minicik ruhuma işledi. Arkamızdan fırtına gibi hızla geçip giden araba az önce neredeyse bana çarpacaktı. Ta ki... Bu adam beni kurtarana kadar... ~Yayınlanma Tarihi: 18.01.2017~
All Rights Reserved
#612
güç
WpChevronRight
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • Katman :1451( Düzenleniyor) (+18)
  •  Sonu Kötü Biten Yan Karakter Oldum!
  • Bir Cadının Bedeninde Uyandım
  • Kanlı Lordun Gelini
  • YASAK TOPRAKLARIN GELİNİ+18
  • The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ {Tamamlandı}
  • KORDELYA
  • İçimdeki Canavar (TAMAMLANDI)
  • KIZIL GECE
  • FIRTINA ZAMANI

İlk Yayın Tarihi: 9 Şubat 2026 ​"Bir arkeolog olarak toprağın altında geçmişi ararken, bir gün o geçmişin tam ortasına düşeceğimi hiç hayal etmemiştim." ​Seray için hayat; kazı alanları, tozlu kitaplar ve tarihin sessiz tanıkları olan antik parçalardan ibaretti. Ancak İstanbul'un kalbinde açılan o gizemli çukur, onu sadece toprağın altına değil, tam beş yüz yıl öncesine, 1451 yılının kışına sürükledi. ​Avucunda yanan, sırrını çözemediği o mühürle; ne olduğunu anlamadığı bir çağın, entrikalarla dolu bir sarayın ve henüz 'Fatih' olmamış ama gözlerinden ateşler saçan bir sultanın kucağına düştü. ​Şimdi Seray için hayatta kalmak, o paslı dikişlerle dolu yarasından daha zordu. Bir yanda kendi zamanına dönme arzusu, diğer yanda II. Mehmed'in sarsılmaz korumacılığı ve omuzlarına binen cihanın yükü... ​Tarih kitaplarında okuduğu o büyük fethin eşiğinde, Seray sadece bir tanık mı olacaktı yoksa o meşhur tarih sayfalarını kendi elleriyle mi yeniden yazacaktı? ​"Ben buraya ait değildim ama onun gözlerine baktığımda, ilk kez kendimi evimdeymişim gibi hissediyordum." ​Zamanın durduğu, mühürlerin konuştuğu ve kalplerin savaştığı bir hikaye başlıyor.

More details
WpActionLinkContent Guidelines