"Kapıyı açmama izin vermeden arkamdan yetişmişti. Sağ elini kafamın yanından kapıya dayamış, bana kaçış yolu bırakmamıştı.
Hafif titreyen gözlerim, onun dipsiz bir kuyuyu andıran siyahlarınla çakışınca ruhum onun ruhuna aktı.
Kalbim benden izinsiz mehter marşına başlayınca onun o karanlık gözlerinden gözlerimi ayırdım.
Şu an da o kadar yakınımdaydı ki kalbimin sesini duymasından korkuyordum. Çarpıkça gülümseyip kapıya bakan gözlerini, gözlerime mühürledi. Yine gözlerine bakarken kızardığıma emindim.
"Ne o kaçabileceğini mi sanmıştın?"
Benle resmen dalga geçiyordu! İçimdeki kartal kanatlanıp kaşlarımın çatılmasına yardımcı oldu.
Ağzının payını vermek üzere;
"Ne kaçması yaa! Nereye kaçıyorum."
Kafasını yavaş yavaş yüzümü doğru yaklaştırırlarmış:
"Ben kaçarmıyım? Kaçmam -HIKK !"
Lanet olsun yine mi hıçkırık! Allah'ım lütfen duy sesimi. Bu masum(!) kulun senden bir şey isteyecek.
Şu an da gitsin. Bir hafta hıçkırıkla dolaşayım. Yeter ki şu an da gitsin!
"HIKK!" Lanet olsun!
İrem 💫 Fatmanur