Story cover for *(AŞİNA)*ASENA DİŞİ KURT  by yusufaras3
*(AŞİNA)*ASENA DİŞİ KURT
  • WpView
    Reads 2,931
  • WpVote
    Votes 44
  • WpPart
    Parts 7
  • WpView
    Reads 2,931
  • WpVote
    Votes 44
  • WpPart
    Parts 7
Complete, First published Jan 19, 2017
GÖKTÜRKLER- ERGENEKON DESTANI VE 500-1000 ARASI TÜRKLER 

Bu bölümde 500 ile 1000 yılları arası Göktürk odaklı olarak özetlenecektir. Tabi burada Ak-Hunlar ve diğer bir çok Devlet ve İmparatorluklara fazla değinilmeyecektir. Çünkü esas amacımız, Türk Tarihini özetleyerek günümüz  değinmektir.

 

 

1. ve 2. Göktürk Kağanlıkları

 

Göktürkler, M.S. 542'ye kadar Altay Dağları'nın güney eteklerinde yaşamışlardır. Çin kaynakları, ittifakla Göktürklerin Hunlardan geldiğini ifade etmektedir. Göktürkler, "Aşina" adını taşıyan ve kelime anlamı olarak kurt neslini ifade eden bir Hun ailesine mensupturlar. 

Kurt nesli ne demek; bunun için Ergenekon ve Bozkurt Destanlarına göz atalım:

Aslında bu destanların aslı ve asıl adı Ergenekon Destanıdır.

Çin tarihinde Türeyiş Destanı olarak geçer (Çince: 高車 / 高车, Pinyin: Gāochē, Wade-Giles: Kao-ch'e)

Reşidüddin Fazlullah Hamedani'nin 'Cami'üt-Tevarih'i ve ikincisi ise Ebul Gazi Bahadır Han'ın 'Şecere-i Türkî' isimli eserleri gibi XIII-XVII. yüzyıl arasında yazılmış çeşitli eserlerde, efsanede yer alan vadiye "Ergenekon" adı verilmiştir.

Şu anki Ergenekon davalarına bu adın verilme nedeninin de irdelenmesi gerektiğini ayrıca belirtirim.
All Rights Reserved
Sign up to add *(AŞİNA)*ASENA DİŞİ KURT to your library and receive updates
or
#692vatan
Content Guidelines
You may also like
KIZILCA by __Katre__
21 parts Ongoing
Hafiften yaklaştı Yiğit. Bununla birlikte aynı anda geri gitti Dilruba. Yere bıraktığı bidona takılsa da Yiğit'e kalmadan toparladı kendini, azıcık utandı al al oldu yanağı. Öksürdü, soracağı sorudan emin olmayarak şöyle bir etrafta gezdirdi gözlerini Yiğit. Ağaca, kurda, kuşa, yerdeki tırtıla, köşede şip şip su içerek keyifle kendilerini izleyen kediye baktı. "Yavuklun var mı? Bi' sevdiğin?" Ani bir şok geldi geçti Dilruba'nın mavi gözlerinden. Köşedeki kedi bile şok olmuş gibi su içmeyi bıraktı. Bir tövbe çekti sessizce. 'Belli...' dedi kendi kendine. 'Bu az çapkın değil. Tipi de müsait az kız koşmuyordur bunun peşinden.' Bir elini beline koydu, eğilip bidonunu aldı eline. "Var!" dedi. Bilmem kaç bıçak saplandı Yiğit'in gönlüne. Ardından söylediği sözler bir bir söktü o bıçakları, yarasını sardı, üzerini bile öptü. "Kocam var benim, bebem de karnımda! Yanımda seni görürse vurur topuğundan alimallah! Hadi var git yoluna." Saçını savurur gibi başını salladı şöyle bir. İçinden 'Hıh!' demeyi de ihmal etmedi. Eli belinde ardını döndü, salına salına gitti tahta kapıya. Girmeden önce arkasını dönüp kontrol (!) etme amacıyla baktı sadece. Göz göze gelince çekemedi birazcık bakışlarını. Eli cebinde kendine bakıp gülümseyen adamda takılı kaldı gözleri. O hafifçe başını eğip selam verince kendine geldi. Omzunu silkti nazlı nazlı. Ayaklarındaki çamuru otlara silip girdi tahta kapıdan içeri. Ardında ise derince iç çeken Yiğit'i bıraktı şüphesiz. "Ah ulan!" dedi cebinden sigarasını çıkarırken. "Ah ulan Kızılca, yaktın beni!" Kızılca'sının onu yaktığı gibi o da sigarasını yaktı. Akşama kadar ayrılmadı oradan, belki camdan başını uzatır diye.
You may also like
Slide 1 of 10
Şafağın Şarkısı cover
YÜZYILLAR ARASI YOLCULUK (Düzenlemede) cover
Asenath | Firavun'un Ruhu cover
Gül-i Saltanat cover
İkinci Yaşam 1-2 cover
KIZILCA cover
Kara Peçe cover
Cariye'nin İkinci Hayatı cover
Ölümə Qalan Son 7 Dəqiqə cover
İki Yangın Arasında cover

Şafağın Şarkısı

38 parts Ongoing

Kanlı Ay'ın yükseldiği gece, Banu gözlerini kapattığında kendi yatağındaydı... Ama açtığında kendini keçeden bir çadırın içinde, kürklerle örtülmüş bir yatakta buldu. Artık o Banu değildi. Xiango Devleti'nin prensesi Sayina'ydı. Yüzlerce çadırın arasında, ihanete uğramış, ailesi katledilmiş, kendi hayatı için bile mücadele etmek zorunda olan bir prenses... Onu bekleyen iki ölümcül sınav vardı: Önce, onu öldürmeye çalışan amcası Karaçay Kağan ile yüzleşmek. Sonra ise, zorla evlendirildiği, acımasızlığıyla ün salmış düşman general Han Ruo'nun karısı olmak. Modern çağdan gelmiş sıradan bir kadın, entrikaların, kanlı savaşların ve ihanetiyle ünlü bir çağda, kimsesiz bir prenses olarak hayatta kalabilecek miydi? Peki ya aşk? Kan ve nefretle yoğrulmuş bu dünyada, kalbinin gerçek sahibini bulsa bile ona güvenebilir miydi?