🕸️Küçüklüğünde ailesini vahşice katleden katili aramayan adalete, yardım çığlığına kulak tıkamış insanlığa, kimsesiz kaldığında ona uzanmayan ellere nefret dolmuş bir kız çocuğunun içindeki çiçekler bir kere solduğunda bir daha yeşermez. İçindeki öfke yıllar içinde bedeninden daha hızlı büyüdüğünde ve bir de ansızın tek sevdiğini kaybettiğinde insanlara ve kendine iyice yabancılaşan Maya, içindeki acıyı azaltmanın bir yolunu bulmak için kaybettiği yakınının son isteğini yerine getirmek üzere ülke çapında ünlü bir heykeltraş ve en yetenekli öğrencisinin ortak olarak açacağı sergide organizasyona yardımcı olmak için işe başlar. Hem işinin ve okulunun yoğunluğundan hem de umudunu yitirmesi ve bırakılan vasiyet üzerine katilin peşini bırakır. Ancak bu durum bulunmak için deli olan katilin hoşuna gitmez ve pes ettiği için Maya'ya kin besler. Artık peşine düşülen kişi Maya'dır ve katil yıllar önce başlayan bir oyunun önemli bir taşını oynamaya karar verir. Maya henüz bu oyundan habersizken okulunun koridorlarında derinlere indiğinde bir heykelin başında, tüm tabularını yıkmaya gelen bir adamla tanışır. Bir yandan acı kaybından sonra çekip giden arkadaşının yokluğunu çekerken, bir yandan da rüzgarın ona ulaştırdığı gizemli notun sahibini arar. Bu süreçte uzun süredir görmediği biri tekrar hayatına girer. Ve beklemediği anda beklemediği bir yerde artık katilin kendi peşinde olduğunu anladığında Maya'nın kimin güvenilir, kimin tehlikeli olduğuna karar vermesi gerekmektedir. "Bazen canavarlar da sevilmeyi hak eder." "Sana zarar veren hiçbir canavar sevilmeyi hak etmez, Maya." "Sen olsan bile mi?" "Ben olsam bile."
More details