Sokak Savaşı

Sokak Savaşı

  • WpView
    Reads 107
  • WpVote
    Votes 18
  • WpPart
    Parts 2
WpMetadataReadMatureOngoing
WpMetadataNoticeLast published Mon, Feb 20, 2017
MONTİ Yetimhanede büyüyen MONTİ yapayalnız şehrin çetelerinden birine denk gelir. Yeşiller adlı çete içinde ister istemez kendini bulur. YEŞİLLER Eski bir hurdalık içinde evleri olan yesiller cetesi hem araba gaspları Mallara el koyma pis işler içinde çıkmayan bir bataklıktır. genelde şehirde en cok korku salan çetelerden birisidir. ÇARŞI Şehrin genel en işlek yerlerinde adamlarıyla dolu olan fakat hepsi aslinda şehir zuppesidir genellikle uyusturucunun içinde hırsızlık adam yaralayıp gasp etme yaygın olan bir gruptur. Entrikalar ve heyecanlar bitmeyen bir hikaye oluşturdum kafamda okuyucum yükseldikçe bende cok iyi seyler yazmayı düşünüyorum
All Rights Reserved
Join the largest storytelling communityGet personalized story recommendations, save your favourites to your library, and comment and vote to grow your community.
Illustration

You may also like

  • SİYAHIN BEYAZI
  • Gerçek Ailem~ Eliz
  • DELİ YÜZBAŞI (+21)
  • HER KİMSEN
  • Aile Sırları
  • ISSIZ ADA (+18)
  •  ABİLERİM Mİ?
  • KURTBEY
  • Cemre Karadeniz'e Düşerse/GERÇEK AILEM

Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu.

More details
WpActionLinkContent Guidelines