Story cover for AGOLA by CevherAlkDogan
AGOLA
  • WpView
    Reads 1,233
  • WpVote
    Votes 162
  • WpPart
    Parts 8
  • WpView
    Reads 1,233
  • WpVote
    Votes 162
  • WpPart
    Parts 8
Ongoing, First published Feb 18, 2017
Mature
Bu hikaye tembel ve biraz garip bir insanın güçlenmesini ve en büyük varlık haline gelmesini anlatıyor. Bu hikaye benzerlerinden farklı bir tema taşıyor. Biraz komedi biraz aksiyon ve çokça da hayal gücü bu Agola'yı tanımlamaya yeter. Acaba laneti olarak düşündüğü hastalığı onu ne duruma sokacak. Güzel ve soylu hanımlarla birlikte dünyanın tepesine çıkabilecek mi?
****************************************************************
Agola her zamanki gibi yatmadan önce aynanın karşısına geçmiş kendisine bakıyordu. İç çekti. "Hah kendime bakınca yağ tulumu olmak için zayıf, balık etli olmak için şişman bir genç görüyorum."dedi. 
***********************************************************************************************
Ghelmandr hikayesinin geçtiği evrende yaşanmış bir olay belki ikisi de aynı kişidir kim bilebilir. Hastalıktan lütfa. Yeni ve sürükleyici bir hikaye. Umarım devamını getirebilirim.
All Rights Reserved
Sign up to add AGOLA to your library and receive updates
or
Content Guidelines
You may also like
Celladımla Son Dans by BlackSunny1
26 parts Ongoing
Meşe gayet sıradan bir hayata sahipti. Ta ki kendini entrikalarla dolu okuduğu bir romanda bulana dek... Tabi ki hikayenin asıl kahramanı, güzeller güzeli Ashley olmamıştı. Bu fazla iyimser olurdu sanırım. O elbette romanın kötü ve imparatora aşırı derecede takıntılı karakteri leydi Efran'dan başkası değildi. Ah, tahmin edersiniz ki kendisi ölüme mahkumdu. Tabi ki ölümü aşık olduğu imparatorun elinden olacaktı. O celladına aşık olmuştu. Ama her şeyi kaybetmiş değildi. Elinde okuduğu roman sayesinde paha biçilmez bilgilerle bu dünyaya düşen Meşe, celladıyla düşman olmak yerine iyi biri rolüne bürünmeye karar vermişti bile ama asla tahmin edemeyeceği duygular kapısını çaldığında bu kararlı duruşu nereye varacaktı, orası tartışılırdı. O halde webtoon tadındaki bu hikayeye hoşgeldin! "Söylesene. Bu yeni taktiğin mi?"diye sordu karşıya bakarken. Kaşlarımı çatarak baktım. "Neden bahsediyorsunuz majesteleri." Vücudunu bana döndürdü ve "Böyle umursamaz olman ve güçlü durmaya çalışman. Beni etkilemek için yeni bir taktiğin mi?"diye bitirdi cümlesini. Ona şaşkınlıkla baktım. Bu adam su egosundan ne zaman vazgeçecekti? "Size defalarca söyle-..."diye uzun bir nutuk çekmeye başlayacaktım ki belime konan elle konuşamadım. Prens belime koyduğu eliyle beni yavaşça kendine yaklaştırdı. Kendisi de iyice bana sokulurken yüzüme doğru fısıldadı. "Eğer öyleyse..." Sustu. Bir süre gözlerimin içine baktı ve devam etti. "Eğer öyleyse kesinlikle işe yarıyor." Söylediği kelimelerle kalbim yine aynı şeyi yaptı. Hiç olmaması gereken biri için hızla çarpmaya başladı.
You may also like
Slide 1 of 10
Celladımla Son Dans cover
The Fate Of Ethernatus  cover
FIRTINA ZAMANI cover
Romanın Kötü Kadını Oldum cover
The Villainess turns the Hourglass|•ÇEVİRİ cover
ASLAN / bxb cover
Sadece Bir Damla Brh+ cover
Ateşle Dans cover
Ateşe Adanmış Ruhlar  cover
Gizli Saklı  (+18) cover

Celladımla Son Dans

26 parts Ongoing

Meşe gayet sıradan bir hayata sahipti. Ta ki kendini entrikalarla dolu okuduğu bir romanda bulana dek... Tabi ki hikayenin asıl kahramanı, güzeller güzeli Ashley olmamıştı. Bu fazla iyimser olurdu sanırım. O elbette romanın kötü ve imparatora aşırı derecede takıntılı karakteri leydi Efran'dan başkası değildi. Ah, tahmin edersiniz ki kendisi ölüme mahkumdu. Tabi ki ölümü aşık olduğu imparatorun elinden olacaktı. O celladına aşık olmuştu. Ama her şeyi kaybetmiş değildi. Elinde okuduğu roman sayesinde paha biçilmez bilgilerle bu dünyaya düşen Meşe, celladıyla düşman olmak yerine iyi biri rolüne bürünmeye karar vermişti bile ama asla tahmin edemeyeceği duygular kapısını çaldığında bu kararlı duruşu nereye varacaktı, orası tartışılırdı. O halde webtoon tadındaki bu hikayeye hoşgeldin! "Söylesene. Bu yeni taktiğin mi?"diye sordu karşıya bakarken. Kaşlarımı çatarak baktım. "Neden bahsediyorsunuz majesteleri." Vücudunu bana döndürdü ve "Böyle umursamaz olman ve güçlü durmaya çalışman. Beni etkilemek için yeni bir taktiğin mi?"diye bitirdi cümlesini. Ona şaşkınlıkla baktım. Bu adam su egosundan ne zaman vazgeçecekti? "Size defalarca söyle-..."diye uzun bir nutuk çekmeye başlayacaktım ki belime konan elle konuşamadım. Prens belime koyduğu eliyle beni yavaşça kendine yaklaştırdı. Kendisi de iyice bana sokulurken yüzüme doğru fısıldadı. "Eğer öyleyse..." Sustu. Bir süre gözlerimin içine baktı ve devam etti. "Eğer öyleyse kesinlikle işe yarıyor." Söylediği kelimelerle kalbim yine aynı şeyi yaptı. Hiç olmaması gereken biri için hızla çarpmaya başladı.