lauurraaaysknn
Bazı kararlar düşünülerek verilmez.
Mesela on dokuz kişilik bir arkadaş grubunun, bir gün oturup "Aynı evde yaşasak ne olur?" diye düşünmesi gibi.
Başta sadece masada ortaya atılmış saçma bir fikirdi. Birkaç kahkaha, birkaç kavga ve bolca "ben bunu yapmam" cümlesi...
Sonra Miraç gerçekten bir ev buldu.
Ve bir hafta sonra, üniversite hayatlarının ortasında, on üç kişi kendilerini aynı evin içinde buldu.
Kimse yemek yapmayı bilmiyor.
Kimse temizlik yapmak istemiyor.
Herkesin birbirinden sakladığı küçük sırları var.
Ve nedense herkes, bu evin bir şekilde ayakta kalacağına inanıyor.
Ben de inanıyordum.
Ta ki o evde geçirdiğimiz ilk birkaç günden sonra, hayatımda verdiğim en saçma kararların aslında daha yeni başladığını anlayana kadar.