theacqualunare
Bazı dosyalar kapanmaz. Sadece susturulur.
Ve bazı isimler... unutulmaz. Unutturulur.
Yedi yıl önce kaybolan bir kız çocuğunun ardında ne bir iz kaldı ne de resmi kayıtlara geçen bir son. Sanki hiç var olmamış gibi silindi. Ama bazı kayıplar, yoklukla değil... geride bıraktıklarıyla yaşar.
Yüzbaşı Yağız Alp Türkyılmaz bunu biliyor.
Çünkü o gece yalnızca kardeşini kaybetmedi. Bir sesi, bir bakışı, bir ihtimali değil... gerçeğin kendisini kaybetti. O günden sonra konuşmadı. Sormadı. Sadece bekledi. Ve beklemek, zamanla bir cezaya dönüştü.
Herkes onun sertleştiğini söyledi.
Kimse nedenini anlamadı.
Hakkari'ye atanan Savcı Hazan Soyer ise anlamak için gelmedi. O, bulmak için geldi. Ama bazı şeyler bulunmak istemez. Özellikle de yıllardır karanlıkta saklananlar.
Bir dosya açıldı.
Toz kalktı.
Ve gömülü olan ilk kez nefes aldı.
Bu bir kayıp hikâyesi değil.
Bu, kaybolanın geri dönmeye karar verdiği anın hikâyesi.
Ama her dönüş... kurtuluş değildir.
Bazıları sadece başlangıçtır.
Ve bazı başlangıçlar, sonlardan daha karanlıktır.