sallyyyy8
Barış'ı ilk kez kulüp binasının önünde gördüm.
Sessizdi. Hatta biraz gergin.
Ama duruşunda bir "başka hikâyeyi" başlatacak o enerji vardı.
Ben ona "hoş geldin" derken, içimden bir şey "gitme" diyordu hâlâ.
Çünkü birini karşılamak ne kadar zorsa,
Birini zihninden uğurlamak daha zordu.
Ve ben hâlâ Mert Hakan'a "güle güle" diyememiştim.