whsmixx
"İndir o silahı İbrahim! İndir yoksa bu avluyu senin kanınla yıkarım!"
Zinar'dı. Adımları yeri sarsarak önüme doğru yürüyordu. Gözlerinde saf bir vahşet, sesinde şakası olmayan ölümcül bir ton vardı. İbrahim Welat bir an duraksadı, sarsıldı ama öfkesi baskın çıktı: "Çekil önümden Zinar! O bir Serhani! Bu topraklarda yaşayamaz!"
"Onun kim olduğu beni ilgilendirmez!" diye kükredi Zinar, aradaki mesafeyi tek bir adımda kapatıp İbrahim'in namlusunun tam önüne dikilirken. "Ona dokunacak adamın önce canını alırım! Sıkacaksan bana sık!"
diye kükredi Zinar. Gözyaşlarımın arasından onun bu amansız duruşunu izledim.
Tam o sırada barut dumanlarının arasından bir çığlık koptu:
"BOMBA! HERKES YERE!"
Zaman o salisede dondu. Kaçmadım. Gözlerimi kapattım, gözyaşlarım şakaklarıma doğru akarken ölümü bekledim, hatta bunu sonuna kadar hak ettiğimi düşündüm. Ama Zinar'ın durmaya niyeti yoktu. O son salisede gözlerimi açtığımda karşılaştım bakışlarıyla. O gözlerde "seni bırakmam" diyen amansız bir yemin vardı.
Zinar, tek bir saniye bile düşünmeden doğrudan üzerime kapandı.
Beni sertçe yere sererken koca gövdesini üzerime siper etti. Sırtım taş zeminle buluştuğunda nefesim kesildi. Beni göğsüyle zemin arasında öyle sıkı hapsetti ki kıpırdayamadım. Başımı sertçe göğsüne bastırdı.
Ve açık havada bomba patladı.
Şok dalgası avluda bir kasırga gibi esti. Patlamanın şiddetiyle havaya savrulan taş parçaları Zinar'ın sırtına kırbaç gibi çarptı. Etrafı keskin bir barut kokusu kapladı ama Zinar milim kımıldamadı.
Bir eliyle saçlarımı kavrayıp yüzümü göğsüne daha da gömdü. Hıçkırıklarım onun göğsünde sönümlenirken, acıyla dişlerini sıktığını ve derin derin hırıldadığını duydum. Yine de kollarını gevşetmedi.
"Korkma..." diye fısıldadı kulağıma. "Buradayım. Güvendesin."
Vücuduma yayılan o keskin ac