SerpiaDerawia
🧥 KARTONDAN ASKI, İPLİKTEN İNSAN: Kumaşın Varoluşsal Sancısı"Nietzsche yaşasaydı ve çamaşır makinesinden çıkan çorabının tekinin kaybolduğunu görseydi, nihilist bir kriz geçirip 'Çorabın teki öldü, onu biz öldürdük!' diye çığlık atardı."İtiraf et. Ağzına kadar kıyafet dolu o gardırobun kapısını açıp evrenin en büyük varoluşsal çığlığını sen de attın: "GİYECEK HİÇBİR ŞEYİM YOK!"Peki ya sabahları işe giderken o boğazını sıkan kravatın aslında kibar bir kurumsal kölelik tasması olduğunu hiç düşündün mü? Ya da o çok severek giydiğin, kimselerle paylaşamadığın emektar ceketinin, çamaşır makinesinde 1200 devirle dönerken nasıl bir aydınlanma yaşadığını?Bu kitap, bildiğin o sıkıcı moda rehberlerinden değil. Bu, insanlığın beşikten kefene kadar giydiği o kumaş maskelerin arkasındaki çılgın, absürt ve ultra komik gerçeğin ta kendisi!Diyet yapıp o dar kota sığmaya çalışırken duvarda mermi gibi patlayan düğmelerin dramı,Kargo kuryesi kapıyı çaldığında ev kıyafetleriyle yakalanıp saniyede sahte asalet uyduranlar,Ve misafirliğe gidildiğinde entelektüel kariyerini tek saniyede sıfırlayan o sökük çoraptan fırlamış başparmak...Hazırlan. Çünkü bu hikayede her sayfada zekice bir ters köşe, her paragrafta kahkaha ve "Harbiden lan, hiç böyle düşünmemiştim!" diyeceğin felsefi bir fırtına var.Çünkü en nihayetinde dostum; üç metre cepsiz beyaz astarın içine cep telefonu bile koyamayacaksın. O yüzden gardırobu boşalt, dertleri unut ve insanlığın en rüküş, en komik savaşına katıl!"İnsan dediğin bir askı aslında, üstünde hikayesi asılı..."