irideaee
Bazı sırlar nesiller boyunca saklanır.
Bazı kehanetler ise gerçekleşmek için doğru kişiyi bekler.
New Orleans'ın gecelerinde, cadıların fısıltıları ve avcıların yeminleri arasında yaşayan Lilith, aynalarda görmemesi gereken şeyleri görmeye alışkındır.
Ta ki bir gece aynası çatlayıp ona tek bir cümle söyleyene kadar:
"Geç kaldın."
Ertesi gün dükkânının kapısında üzerinde kendi adının yazılı olduğu siyah bir zarf bulur. İçinden çıkan fotoğrafta ise hiç tanımadığı bir adam vardır.
Ama gözlerini tanır.
Çünkü o gözleri yıllardır rüyalarında görmektedir.
Adam bir avcıdır.
Lilith ise avlanması gereken cadının ta kendisi.
İki soy, yüzyıllardır birbirinin düşmanıdır. Birinin görevi diğerini öldürmek, diğerinin kaderi ise mühürü korumaktır.
Fakat eski bir kehanet, ikisinin yollarının kesişmesiyle değişmeye başlar.
Çünkü gerçek kehanet şudur:
Bir cadı ve bir avcı birbirine güvenirse, mühür çatlayacak.
Ve mühür çatladığında yalnızca karanlık serbest kalmayacak.
Unutulmuş bir aşk, yasaklanmış bir büyü ve yüzyıllardır saklanan gerçek de geri dönecek.
Belki de en tehlikeli şey, düşmanına âşık olmak değil...
Onun seni hatırlamasını istemektir.