sadecemelankoli
O yaz, günler birbirine karışmıştı; güneş biraz daha uzun batıyor, deniz kenarında geçirilen saatler fark edilmeden uzuyordu. Her şey sıradan görünüyordu: kahkahalar, plansız buluşmalar, ertelenmiş konuşmalar ve sıcak havanın insanı tembelleştiren ağırlığı...
Ama bazı anlar vardır, o anın sıradanlığına inanırsın; sonradan dönüp baktığında ise aslında hiçbir şeyin sıradan olmadığını fark edersin.
Ben de o yaz tam olarak böyle bir şey yaşadım. Bir havuz kenarında başlayan gün, bana sadece yeni insanlar değil, daha önce hiç fark etmediğim bir his de getirdi. Tanıdık ama açıklanamayan, geçmişle geleceğin arasında sıkışıp kalmış bir duygu...
Sanki bir şeyler daha önceden olmuştu ama ben sadece hatırlamıyordum. Ya da belki de ilk kez oluyordu ve ben bunu çok daha önce yaşamışım gibi hissediyordum.
O yaz, arkadaşlıklarımın arasına yeni sesler karıştı; bazıları beni olduğum yerde tutarken, bazıları fark etmeden beni başka bir yöne itti. Gülüşlerin arasına giren bakışlar, yarım kalan cümleler ve anlam veremediğim o küçük anlar... hepsi yavaş yavaş bir şeyleri değiştirmeye başladı.
Ve ben, o değişimin içinde olduğumu ancak çok sonra fark edecektim.
Çünkü bazı hikâyeler, başlarken sana hiçbir şey söylemez. Sadece olur. Sessizce. Ve sen, ancak en sonunda her şeyin aslında en başından beri başladığını anlarsın.