4

579 59 190
                                    

Balık tutma maceraları biteli çok olmuştu. Keloğlan'ın aklı hâla Sinek'teydi. Çünkü o ultra seksi süper yakışıklı bir oçtu, kim sevmezdi ki?

Keloğlan neden sürekli onu düşündüğünü onlamıyordu, mal mıydı da Sinek oçunu düşünüyordu? Derken Prenses geldi ve şöyle dedi:

"Lan keltoş ne düşünüyorsun öyle bi' saattir? "

"Ebenin amını. "

Prenses ona fakyu madıfakı çekti ve aşağı indi.

Keloğlan da düşünceleriyle yalnız kaldı.

...

Sinek arkadaşlarıyla birlikte ağacın kenarına oturmuştu. Keloğlan'ı düşünüyordu. Acaba saçı olsa nasıl görünürdü diye düşünüyordu. Çok yakışıklı olacağı kesindi, kelken bile Kıvanç Tatlıtuğ'a bin basıyordu nasıl olsa.

"Lo Sinek sen niye bizle konuşmuyon neyiz biz obje mi? " dedi Tomurcuk.

"Ben keyfim ve kahyası buna karar verdik şimdi kes sesini şıllık! "

"BANA BAK ÇAĞTAY AKMAN ÇAKMASI BENLE BÖYLE KONUŞAMAZSIN AYAKKABIMI GÖTÜNE SOKARIM ADAM OL! "

"Tamam apla. "
Dedi ve telefonunu aldı.

Tabiki Sinek'in telefonu vardı, çünkü o ultra seksi süper yakışıklı zengin bir badboy.

Ama internet çekmiyordu, şimdi nasıl Keloğlan'ın instagramını Stalklayacaktı? Ama sonra Keloğlan ezik bir fakir olduğunu hatırladı ve Tample Run oynamaya başladı.

•••

"Keloğlağğn kalk yavrum Suyumuz bitti su getir!"

Keloğlan annesinin bağarmasıyla yataktan düştü. Saate baktı. "Hadi ama saat daha 6!" diye söylendi.

"Bir şey mi dedin canım?"

"Sana da günaydın ana!"

Dedi ve üstünü giyinmeye koyuldu.

Kovaları aldı, kapıyı açtı ve dışarı çıktı. Karakaçanın sırtına atladı ve gitmeye başladılar. Keloğlan söylenmeye başladı. Daha güneş yeni doğarken kuyuya gitmesi adil değildi. Neden bir kardeşi yoktu ki? O zaman kardeşini yollardı ve  kendisi 12'ye kadar uyurdu. Tamam belki o kadar uyumazdı ama daha fazla uyuyacağı kesindi. Karakaçanın yaptığı tek şeyse "aaaağğ iiiiğğ" demekti.

Söylene söylene giderek kuyua vardı. Kovalara suyu doldurmaya başladı. 3. kovayı da dolduracakken bir ses duydu.
Arkasındaki çalıya baktı ve onu gördü.

O, o, o Sinekti!

"Sen beni mi takip ettin lan?" diye sordu Keltoş olan.

"Yoo ne alakası var, ben de su doldurmaya geldim" dedi saçı olan biraz endişeli bir şekilde.

"O  zaman neden yanında kova yok?"

Dediğinde Sinek donakaldı. Tek bir bahanesi vardı ve onun yalan olduğu açığa çıkmıştı. Gerçekleri söyleyemezdi,  hadi ama ne diyecekti seni gözetliyorum çünkü gizli biseksim falan mı? Okuyucuların bunu istediği kesindi, hatta direk "ben gayim!" Diye bağırmasını ve Keloğlanla fantaziler yapmasını istiyorlardı. Ama Sinek bunu yapamazdı çünkü orası bir köydü, insanlar geri kafalıydı; bu demek oluyor ki köydekilerin çoğu homofobikti.

"Cevap versene oç!"

"Sanane yarram"

"Beni gözetliyordun değil mi? Sen bana aşık mısın lan yoksa?"

"Hıı aşığım bak bu da evlenme teklifi için sana beğendim yüzük." dedi ve en seslisinden bir nah çekti.

Keloğlan biraz ümitlenmişti çünkü cidden yüzük çıkaracağını düşünmüştü. Evet malca olduğunu o  da biliyordu ama ümit işte...

"Mizahşör seni."

Sinek kendinden emin bir şekilde dedi:

"Ne sandın yarrağım."

"Yarrağın mıyım gerçekten."

Dedi ve yüzünü Sinek'e yaklaştırdı. Sinek utandı içinden "Kendine gel Sinek sen semesin" diye geçirdi.

Seme Badboyların ne yaptığını düşündü. Bir wattpad hikatesinde seme ukeyi duvara kıstırıyordu. Ama burası dümdüzdü, bir yere kıstıramazdı. Tomurcuk'un okuduğu bir mangayı hatırladı, orda seme bir anda ukeyi öpmuştü; ama köşeye sıkıştırarak. Sonra birden aydınlandı. Direk onu öpebilirdi!

Öyle de yaptı.









Alın size yb bunu münasip bir yerinize sokun



Bir Sinekoğlan HikayesiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin