~İstanbul akşamları.

116 1 0
                                    

Çok yorgun bir halde evime doğru gidiyorum. Yine İstanbul , yine sekissiz akşamlar. Bir yanda birbirlerine sevgisini anlatıp gülüşen çiftler diğer yanda mutsuz , ağlamaklı , hüzünlü insanlar ve en dipte yanlız başına bir an önce evine gitmek isteyen azra.

Evimin önündeyim o iğrenç adamın beni düşünmediği halde düşünüyormuş hissi vermeye çalışan Mehmet Atak 'ın evinin önündeyim.Soy adını  taşıdığım ama adını bile duymak istemediğim adamın evinin önünde.

Kapının önündeyim .Çantamdan anahtarımı alıp içeriye gidiyorum. Siyah vanslarımı ayakkabığa koydum ve kendimi yumuşacık koltuğuma attım.

Kendimi koltuğa atmadan önce televizyonu açmayı unutmamayı öğrenmek gerek yoksa işim zor böyle giderse.Sürünerek koltuğumdan ayrıldım hayır koltuk seni televizyonla aldatmıyorum hayır. Sonunda açtım tabiki yine hiç birşey yok bende nbr1 açıp pıtı pıtı mutfağa gidiyorum şu pıtı pıtı yürüyüş penguenlerin yürüyüşü yanlış anlaşılmasın.

Para nerde paraa gel oğlum şaka tabiki köpeğimin adı para değil onu ilk bulduğumda düşündüm ama saçmalık diye koymamıştım işte ben para benim köpeğim olsun bee :D

Ciddi ciddi nerde bu köpek .Bütün odaları gezdikten ve tabiki bulamadıktan sonra üst kata işte burdasın.Havlama seslerini takip ederek dostu buldum. Bu onun sesi ama değerleri ?

DERİNHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin