on sekiz

983 66 44
                                        

düzyazı

DOĞU:

"Faruk, zahmet olmayacaksa bi bira alabilir miyim kardeşim?" hep oturduğumuz mekan olduğundan kimlik sormuyorlardı artık, reşit olmama nerden baksan bi dört beş ay vardı halbuki. Gerçi nadiren alkol alırdım, sigara ise asla içmezdim; sporcu adamın zararlı maddelerle işi olmazdı zaten.

"Bana da getirebilecek misin bir tane? Sigaranın yanında ayrı güzel oluyor." Hasan'ın konuşmasıyla göz devirdim, "Antrenmanda yoruldum de de alayım ayağımın altına." söylenmeme gülmekle yetindi.

"İkiniz de erken gebereceksiniz." Kerem alkol ya da sigara kullanmazdı, tam yeşilaycıydı manyak. Ama reşit olduğu için bize alkol ya da sigara satmayan mekanlarda bize almamazlık da etmezdi.

"Aga arada kaçamak yapıyorum altı üstü, abartma."

Omuzlarını silkip önündeki çakmakla oynamaya devam etti, sıkılmış görünüyordu.

"Bu da ne zamandır dertli ya, gemilerin mi battı oğlum ne bu hâl?" Aykut uzanıp Kerem'in ensesine asıldı.

Hasan, Kerem'e yandan bir bakış attığında bizim bilmediğimiz bir şeyleri bildiğini hissettim. Gözlerimi kısıp ikisinin arasında mekik dokuduğum sırada Hasan'la göz göze geldim. Göz kırparak "Ne ayak?" diye sorduğumda "Bilmiyorum." dercesine dudaklarını büktü ama biliyordu çünkü artık o da dertli görünüyordu.

Böyle durumlarda insanların üstüne gitmezdim çünkü bana yapılsa rahatsız olacağımı biliyordum. Bir derdi olan gelip bana anlatabileceğini bilse yeterdi benim gözümde.

"Lan Doğu, arkandaki kızlar fenaymış. Çaktırmadan baksana." dedi Taha. Güldüm kendi kendime, bu çocuğun karı kız aşkı beni bitirecekti. "Bugün havamda değilim valla, al senin olsunlar."

Gözlerini devirdi "Lütfetti amına koduğum."

Gülmemek için alt dudağımı ısırdım.

"Kanka, ne diyorsun Instalarını istesek mi?" dedi Taha, bu soruyu Aykut'a yönelterek. Aykut telefonuna o kadar dalmıştı ki etraftaki herhangi bir şeyden haberi olmadığına emindim.

"Şşt! Oğlum, sana diyorum lan." dedi Taha şansını zorlayarak.

Aykut'ta hala tık yoktu. Hipnotize olmuş gibi telefonuna dalmış, çatık kaşlarla ekranı izliyordu.

"Neye baktın be bu kadar?" diyip dalgınlığından yararlanarak bir anda telefonunu elinden kaptım.

Telefonu ondan uzağa çekerek ekrana baktım.

Evde kolay ve pratik kokoreç tarifi...

"Lan versene telefonumu!" Doğrulup elimdeki telefona uzandığında üstelemeden geri verdim, hastaydı bu çocuk.

"Kardeşim affedersin ama yumurta kırmayı bile beceremiyorsun anasını satayım, kokoreç nasıl yapacaksın?" dedim gülerek.

"İki saattir onu mu izliyormuş bu gerizekalı?" Taha kahkaha attı. "Kanka alırız yol üstünde seyyar var ya bi tane, ne uğraşacaksın."

Aykut cevap vermeye bile tenezzül etmeden telefonuna geri döndü.

Hasan ve Kerem'in çaktırmadan kendi aralarında bir şeyler konuştuğunun farkındaydım ama aralarına girmek istemiyordum, meraklanmıştım sadece. Kerem normalde bir şeyini benden saklamazdı, Hasan da aynı şekilde.

Meraklanmak demişken...

Saat 11'i geçiyordu ve Anonim'i bulmak için bir saatten az zamanım kalmıştı, gerçi bulmaya çalışmıyordum artık. Kimliğini bu kadar gizli tutmak istiyorsa saygı duyardım, baştaki üstelemelerim yalnızca inadımdan dolayıydı.

f*ckbuddy | bxb textingBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin