Jake, uyumak için gittiğini söyleyip uyumamıştı çünkü uykusu yoktu. En sonunda telefona bakarken tuvaleti gelmişti ama odadan çıkıp Heeseung'la karşılaşmak istemiyordu. Çünkü en son dediği şey aklına geldikce utanıyordu.
"Dudakların çok hoşuma gitmişti öyle işte"
Jake:
Aish, neden dedim ki mesela amaç neydi deli mi dürttü diyecek başka şey mi yoktu sanki.
Jake, en sonunda odasının kapısını biraz aralayıp gizlice dışarı baktı. Etrafta Heeseung yoktu dikkatli bir şekilde tuvalete ulaşmıştı. Jake, işini hallettikten sonra tekrar gizli gizli odasına yürümeye başladı. Ama bu sefer güvenle ulaşamamıştı, çünkü tam oda kapısının önünde Heeseung onu bekliyordu.
Heeseung:
Benden ne kadar daha kaçıcaksın
Jake:
Kaçtığım falan yok benim
Heeseung:
Tabi o yüzden gizli gizli dikkatlice gidiyordun
Jake:
Alt komşu rahatsız olmasın diye o
Heeseung:
1. Katta oturuyoruz
Jake:
Ay alt komşumu demişim üst olucaktı
Heeseung:
Üst komşu nasıl duysun ya, dev misin de yürüdüğünde yer sarsılsın.
Jake:
Of ne bu soruşturma, ben uykuma devam edicem izninle.
Heeseung:
Tiktok bakarken ya telefonun sesini kıs, yada kulaklık tak da uyuduğunu sanayım bari.
Jake:
Belki o zaman uyku tutmadı
Heeseung:
Az önce uykuma devam edicem demiştin
Jake:
Aaaaa ama
Heeseung:
Tamam tamam git, ne zamana kadar böyle devam edebileceksin bakalım.
Heeseung, gitmeden önce Jake'e sarılmış, sarılırken Jake'in sırtını sıvazlamış ve gitmişti.
Jake, odasına girdi kapıyı kapattı ve kendini yatağa attı.
Jake:
Ay bi an hiç kurtulamiycam sandım
Jake, telefonunu eline almış bu sefer kulaklık takmış ve tiktok izlemeye devam etmişti.
Aradan bi 4 buçuk saat geçmişti.
Heeseung, Jake'in odasının önüne gelmiş ve kapıyı tıklatmıştı.
Jake:
NEĞ BE
Heeseung:
Girebilir miyim?!
Jake:
Ay bismillah kurtulmuştum ama, bu sefer bittim galiba.
Jake, kendi kendine konuştuktan sonra kulaklıklarını çıkartıp telefonu ve kulaklıklarını yastığın altına koyup, yatakta doğru düzgün bir şekilde oturup "girebilirsin" demişti.
Heeseung, Jake'in sözüyle kapıyı açmıştı.
Heeseung:
İki saatte cevap verdin çok sağol
Jake:
Söylenme de ne için geldiğini söyle
Heeseung:
Yemek hazır onun için çağırmıştım ama duymadın, bende odaya geldim.
Jake, aslında çok acıkmıştı ama Heeseung'dan çok utanıyordu bu yüzden yalan söylemek zorundaydı.
Jake:
Ben aç değilim ye sen, eğer sonra acıkırsam gelip yerim.
Heeseung:
Hadi ama 8 saattir açsın, sırf ben varım diye yemiyeceksen yuh yani.
Jake:
Alakası yok bi kere
Tam o sırada Jake'in midesi guruldadı.
Heeseung:
Miden pek öyle demiyor sanki
Heeseung, bunu dedikten sonra kıkırdamıştı.
Jake:
Hay anasını satayım, bir günde kendimi kontrol edebilsem şaşarım zaten.
Heeseung:
Hâlâ gelmemekte ısrarcı mısınız prens hazretleri
Jake:
Tamam geliyorum of
Birlikte mutfağa gidip masaya oturmuşlardı, Jake hızlıca yemeğini yemeye başlamıştı ki Heeseung ona soru soramadan hızlıca odasına gidebilsin.
Heeseung:
Kurtulucam derken boğulucaksın
Jake:
Kurtulmaya çalışmıyorum sadece açım tamamı
Heeseung:
Peki tamam, öyle olsun bakalım.
____
Yavaş yavaş Heeseung'ın enayiklerine başlayacağız🤙
Ben kısa bir hikaye olmasını istiyordum, ama galiba uzun bir hikaye olacak şimdiden özür dilerim umarım sıkılmazsınız.
Neyse bu kadardı
Hadi baysss 🤍🩹🧷
ŞİMDİ OKUDUĞUN
cloudy 'HeeJake
Fiksi PenggemarArkadaşlar'ı sayesinde tanışan iki çift 🀣•BAZI YERLERDE ASIRI CRINGE SEYLER VAR OKUMAYINN 🀣•texting & duz yazi 🀣•baglanti ⸢ Rain' SunSun ⸥ #4 rain
