Hikayede ufak tefek hatalarım varsa şimdiden özür diliyorum ve bu hataları fark ederseniz çekinmeden yazabilirsiniz. Keyifli okumalar♡
"Chanyeol hayatım yemek hazır"
Akşam yemeği için hazırladığım masaya yemek dolu tencereyi de koyduktan sonra sandalyemi çekip oturmuştum
"Hayatım hadi gel! Çok acıktım! Bak sensiz başlarım yemeğe"
Chanyeol'un beni duyması için sesimi biraz daha yükseltmiş ve gelmesini boş boş beklememek adına tabaklarımıza yaptığım yemekten doldurmaya başlamıştım. Ispanak yapmıştım, benim en sevdiğim ama chanyeol'un en nefret ettiği yemek. Hatta o kadar nefret ediyordu ki aç kalmayı göze alarak benden gizli yemeği çöpe atmaya çalıştığı bile olmuştu. Hemen anlatayım olayı, çok değil daha geçen hafta ki akşam yemeğinde sırf ıspanak yaptığım için chanyeol sofraya geç gelmişti ve benim yemeğim çoktan bittiği için kalkmıştım. Yemeklerimizi genelde mutfakta yediğimizden ne kadar kalkmış olsamda chanyeol'u görüp duyabiliyordum ve bunu hesaba katmamış olacak ki tabağımı kaldırdığım esnada yanında getirdiği minik bir poşete tabakta ki ıspanağı doldurduğunu fark etmiştim. Aklınca yemiş gibi yapıp çöpe atacaktı. Bu yemeği bile zar zor alırken nasıl yemeyip çöpe atmaya karar vermişti aklım almıyordu. Aç kalmayı göze alacak kadar mı nefret ediyordu. Oysa ki ne kadar da güzel bir yemekti ıspanak. Kokusu, tadı, rengi bile güzeldi
Tamam biraz fazla övdüm sanırım ıspanağı ama seviyordum yapacak bir şey yok. İnsan sevdiği şeyi fazla fazla övmeyi ve karşısındakine sevdirmeye çalışmayı da severdi.
"Chanyeol!!!"
Bu sefer sinirle bağırıp ayaklandığım sırada mutfaktan çıkmamı gerektirmeden chanyeol yüzü asık bir şekilde içeri girmişti.
"Kızma, geldim işte"
"Niye bu kadar uzun sürdü gelmen?"
Sandalyeye geri oturup bardaklarımıza da su doldurup çubuklarımı elime almıştım. Chanyeoldan soruma karşılık gelmeyince daha fazla diretmeden yemeğime başlamıştım.
İkimizde sessizce yemeğimizle ilgilenirken bu sessizliği bozan ilk kişi chanyeol olmuştu
"Bu kokuda ne?"
"Hm?"
kaşlarımı çatarak chanyeol'a bakmıştım. Bu da iyice abartmıştı artık alt tarafı bir ıspanak yapmıştım, yememek için de kırk takla atıyordu
"Chanyeol yemeği yememek için kırk takla atıyorsun resmen. Dolapta bundan başka bir şey yoktu mecburen ıspanak yapmak zorunda kaldım. Biliyorum sevmiyorsun ama yemeye de mecbursun. Sevgili olduğumuz tüm kasabaya yayıldığından beri bırak bize iş vermeyi çarşıya bir şeyler almaya çıktığımda bile kimse bana bir şey satmıyor. Tabi sen bunları nereden bileceksin ki tüm gün dışarıda boş boş dolanıp geri geliyorsun eve"
"Boş boş dolanmak mı?! Ben boş dolanmıyorum!"
"O işe yaramaz arkadaşların ile geziyorsun ve bu da demek oluyor ki boş dolanıyorsun! Paramız da kalmadı ne yapacağız şimdi! Evin duvarlarını mı kemireceğiz?! Sen de hâlâ onu yemem bunu yemem, bu koku ne diyip du-"
Cümlemi tamamlayamadan benimde burnuma bir koku geldiğinde zaten çatılı olan kaşlarım iyice çatılmış ve etrafa bakmıştım. Yanık kokusuydu bu ama etrafta yanacak hiç bir şey yoktu ki
"Bu kokudan mı bahsediyordun?"
"Ne? Ah! Evet bu koku"
"İçeriyi bir kontrol etsene"
Chanyeol ayaklanıp mutfaktan çıktığında bende tüm keyfim kaçtığı için çubuklarımı bırakıp arkama yaslanmıştım. Biraz gereksiz çıkışmıştım sanırım ama bir yandan da haklıydım. Neredeyse her şeyin yükü benim omuzlarımdaydı. Çok değil sadece bir kaç ay önceye kadar hayatımız o kadar güzel ilerliyordu ki... Chanyeol ve ben ikimizde öğretmendik ve çalıştığımız okulda tanışmıştık çok geçmeden de sevgili olup bu evi yapmış, birlikte kalmaya başlamıştık. Üç sene.. Üç sene çok güzel bir şekilde ilerlemişti hayatımız ta ki kasaba da sevgili olduğumuza dair dedikodular yayılana kadar. O kadar hızlı yayılmış ve insanlar bu dedikoduyu o kadar hızlı benimsemişti ki gerçek olsa bile reddetme fırsatımız olmamıştı. İlk önce çalıştığımız okuldan atılmış daha sonrada çarşıya bile inemez olmuştuk. Kimse bize bir şey satmıyor, komşularımız çocuklarını, sanki hastalıklıymışız gibi, bizden saklıyorlardı. Gerçi ne kadar bu zorlukları çoğul anlatsam bile bunları çeken ve sırtlayan tek bendim. Chanyeol arkadaşları ile tüm gün boş boş dolanarak eve geri geliyordu. Nereye gidiyordu veya ne yapıyordu hiç bir fikrim yoktu zaten bunu sorduğumdaysa ondan cevap alamıyordum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
1974 |chanbaek|
Fantasy"Sevgilim, chanyeol'um.. Bu mektupların hiç birini okuyamadığını biliyorum fakat kendimi sana yazmaktan da alıkoyamıyorum. O gün yaşananlar hâlâ dün gibi aklımda ve seni oradan kurtaramayışım, seni sırf bir bilet uğruna bile bile ölüme gönderişim e...
