Sabah uyandığımda gün ışığı gözüme geldiği için rahatsızca yerimde kıpırdadım
Boynumda bir nefes hissettiğimde o tarafa döndüm Ve yeonjunu olduğunu gördüm..
Yeonjun kafasını boynuma gömmüş eli göğsümde duruyordu..
Ona vücudumu döndüm ve onu izlemeye başladım rahatsız olmasın diyede fazla kıpırdamamaya çalıştım
Bir süre daha izledikten sonra alarmım çaldı arkamı dönüp alarmı kapattım derin bir nefes alıp gözlerimi yumdum yine bir iş günü tekrar yeonjuna dönüp saçlarını öpüp yataktan yavaşça kalktım
Banyoya girip duş aldım ve çıktım saçlarımı kuruttum bakımlarımıda yapıp takım elbisemi giydim aynadan son kez kendime bakıp sarı saçlarımı düzelttim telefonumu yataktan alıp odadan çıktım
••••••••••••• Şirkete gelmiştim arabadan inip şirkete doğru yürüdüm gören herkes önümde eğildiğinden Onlara gülümseyip odama doğru yöneldim koltuğuma oturup önümdeki dosyalarla ilgilendim
Tam bir dosyayı imzalayacakken Kapı çaldı
"Gel" gelen asistanım minhoydu.
"Soobin bey şunları imzalamanızı istiyorlar"
"Peki ver"
Dosyayı incelerken minho konuştu
"Bir de bu akşam saat 7de babanız şirket için bir içki partisi düzenliyecek"
Dosyayı incelerkenki gözlerim durdu
"Ve benim şuan mı haberim oluyor?"
"Babanız böyle emretti"
Kafamı sallayıp dosyayı imzaladım ve geri minhoya verdim
"Bir şey daha babanız yeonjun beyide getirmenizi istedi"
Soobin minhoya bakıp sırıttı
"Tamam çık"
Minho soobinin önünde eğilip odadan çıktı
Elime telefonumu alıp rehbere girdim R Yeonjun yazısının üstüne tıklayıp açmasını bekledim Telefon sonunda açılmıştı
"Alo?"
"Efendim soobin"
"Napıyorsun?"
"Televizyon izliyorum"
" Kahvaltı ettin mi?"
Bir süre telefondan ses gelmeyince bıkkınlıkla nefes verdim
"Etmedin değil mi"
"Iştahım yok ya"
"Yeonjun kahvaltını etmelisin biliyorsun değil mi"
Karşı taraftan oflama sesi gelince kıkırdadım
"Kahvaltını et"
"Tamam ya"
"Bir de babam şirket için içki partisi düzenlemiş yeonjunda gelsin dedi saat 7de hazır ol seni almaya gelicem"
"Ben içkilere gelemiyorum ya"
"içmene gerek yok oturursun bir köşede rahat ol"
"Peki" dedi ve devam etti "bide teşekkür ederim"
"Ne için?"
"Yatağına taşıdığın içinde gerçekten gerek yoktu"
Kıkırdadım "Teşekkürlük bişey yok yeonjun yine olsa yine aynısı yapardım biliyorsun değil mi?"