15┊don't cry it's ur b'day

23 2 2
                                        

Bugün

Veee~
Sonunda o gün geldi~~
Doğum günün kutlu olsun Dohyun hyung~~~

Beynimden o kadar çok cümle geçiyor ki toparlayamıyorum
Karmakarışık yazarsam affet 🥲

Buraya kadar olan tüm her şeyi okudun
Yaklaşık beş yıl öncesinden beri yazdığım her şeyi
Bu grubu kullanmaya başladığımdan bu yana gerçekten aşırı uzun zaman geçmiş...
Beş yıl öncesinden çok farklıyım şu an
Senin sayende

Ah ama umarım okurken çok üzülmemişsindir
Tüm o zamanları geride bıraktım
Senin sayende

Yazmak istediğim çok şey var ama ne yazacağımı bilmeden ekrana bakıyorum şu an

Hayatımda ne kadar büyük bir yerin olduğunu biliyor musun bilmiyorum ama bilmiyorsan öğrenmen lazım
Çünkü gerçekten benim için çok değerlisin
Her durumda yanımda olup
En berbat hissettiğim anlarda
Hiçbir şey söylemesen bile
Desteğini, benimle olduğunu hissettirdin

Fazla duygusal şeyler yazmak istemiyorum
Yani aslında isterim elbette yazmak
Ama sadece gülmeni istiyorum
Mutluluktan bile olsa gözyaşını görmeye dayanamam

Hayattan en nefret ettiğim zamanlarda girdin hayatıma
Bu grubu içimi dökmek için kullanmaya başlarken
Grup adının açılımı "hate the fuckin' life"tı
Şimdi ise "heart the fascinatin' life" gibi geliyor
Senin bulunduğun bir hayat fuckin' ile ifade edilemez çünkü
Her yere büyüleyici ışığını saçıyorsun ☀️
Ayrıca senin bulunduğun bir hayattan nefret edemem de
Ancak tüm kalbimle sevebilirim

Seninle tanışmasam şu an ne durumda olurdum
Ya da hala hayatta olur muydum bilmiyorum
Beni ağlarken görüp sarılmayı teklif ettiğin o gün
Daha sonra ortak dersimizin çıkmasıyla hayatım boyunca kullanabileceğim tüm şansımı kullandım sanırım
Hayattaki en büyük şansımsın hyung
🥺🖤

᠁፨᠁፨᠁፨᠁

Dakikalar sonra okumayı bitirip telefonu masaya koyan başı hafif eğik Dohyun'daydı gözleri. Neler hissettiğini görmek istiyordu, gözlerine bakmak. Ama eğik kafasından dolayı gözlerini kapatan saçlar buna izin vermiyordu. Dohyun ise hissettiği büyük ve yoğun duygu karmaşasını sindirmeye çalışıyordu.

Kardeşi saydığı Sangmin'in ona oldukça değer verdiğini, önemsediğini ve sevdiğini biliyordu elbette. Ama şimdi okudukları ile bunun oldukçanın da üstünde bir seviye olduğunu görmüştü. Ayrıca onun zamanında gerçekten yıkılmış durumda olduğunu da biliyordu ama o anlarda yazdıklarını okumak neler hissettiğini, nasıl boğulduğunu hayal etmeye itmişti onu. Hem geçmiş acıların hem de aldığı sevginin hissiyatı karışmış gözlerini doldurmuştu.

Başını kaldırıp karşısında oturan gence gülümsedi. Ağlamak istemiyordu, o dayanamayacağını yazdığı için. Ağlamadı ama dolan gözlerini de saklayamadı. Sangmin onun dolu gözlerini görünce dudak büktü.

"Ya! Ağlama, bugün senin doğum günün. Ağlamak yok," dedi hafif azarlar gibi. Yanına oturup sarılmak istiyordu ama bunu yaparsa gerçekten ağlamaya başlarmış gibi duruyordu Dohyun. Ama sanki öyle değilmiş gibi gülümsedi Sangmin'in dediğine.

"Ağlamayacağım ama okuduklarım içime fazla duygu yükledi." Yanındaki sandalye duran koca hamster peluşuna baktı. Kabarık yumuşacık peluşu okşadı. Sangmin'in verdiği her hediye gibi bunu da çok sevmişti. Gülümseyerek peluşa sarıldı ve kafasını Sangmin'e çevirip peluşa gömdü. "Bu çok güzel!"

"Sana benziyor," dedi Sangmin kıkırdayarak. Dohyun dudaklarını büzüp burnunu kırıştırdı. Hoşnutsuz gibi davransa da ikisi de öyle olmadığını biliyordu. "A Dohyun hyung!" diye sızladı Sangmin, Dohyun peluşa öylece sarılmaya devam edince. "Bana da sarıl!"

Dohyun onun bu yakınmasına gülerek peluşu bıraktı ve ayağa kalktı. Dohyun'un onun yanına gelmek için ayağa kalktığını gören Sangmin de aynısını yaptı. Sarıldıklarında ikisi de tam anlamıyla mutlu ve huzurlulardı. Aralarındaki arkadaşlık çok önceden abi kardeş ilişkisine evrilmişti. İkisi de bunun bozulmasını asla istemiyordu.

"Hep beraber kalalım Sangminie."

htflBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin