Vay be kitabım okunuyor, açıkçası bu kadar beklemiyordum
Teşekkürler🕴
Hadi başlayalımmm 🤗
*** Demir koltukta uzanmış dinleniyordu. Bence bu çocuğu dinlenmek bile kurtarmaz.
"Hepsi benim yüzümden" dedim Demir'e bitki çayını uzatırken. Demir uzandığı koltuktan doğrulup, elimdeki bitki çayını aldı. Daha sonra yanındaki sehpaya bıraktı. Bunları yapana kadar inlemeleri durmuyordu.
Bende bu sırada yanındaki koltuğa oturdum. "Senin suçun değil Sarp. Kaç defa söyleyeceğim" dedi bıkkın bir ses tonuyla. Ofladım ve yorgunca koltukta yayıldım. Ardından bakışlarımı duvara çevirdim
"Ben eski sevgilim demeseydim böyle olmazdı" duvara çevirdiğim bakışlarımı tekrar ona çevirerek konuştum. Demir bitki çayına uzanıp, bir yudum içti. Sonra tekrar yerine bıraktı.
"Bende böyle demen için yanındaydım. Kendini suçlu hissetme" elini elimin üzerine koyarak kurduğu cümleyle ona gülümsedim. Sonra aniden kalbime büyük bir sancı indi. Nefes alışverişlerim hızlanınca, Demir panikleyip ayaklandı.
Sonra kendimi karanlığa bıraktım...
--- Gözlerimi açınca başımda duran Tarık'la karşılaştım. Bir süre sadece yüzüne baktım, son olanlar aklıma akın edince, çevreme baktım.
Hastanedeydim.
Hızla doğrulmaya çalıştım ama başıma giren sancıyla vazgeçtim. Tarık panikle elini omzuma koyup, tekrardan uzanmama yardımcı oldu.
"Ne oldu bana?" Dedim uyumaktan çatallaşan sesimle. Boğazıma giren ağrılar bana hiç yardımcı olmuyordu.
Tarık elimi tutup, minik bir buse kondurduktan sonra olanları anlatmaya başladı.
"Biz kavga ettikten sonra benim ruhum aşırı bir derecede acı çekmeye başladı. Ama sen daha fazla kızma diye yanına gelmedim, zaten seninde bende farksız olmadığını hatırladığımda hemen Demir'in evini bulmaya çalıştım. Lakîn başarılı olamadım. Tam aşırı endilenmişken sen bana yazdın, daha doğrusu senin telefonundan Demir bana yazdı. 'Senin çok kötü olduğunu ve bu yüzden gelip almam gerektiğini söyledi' ilk başta 'niye bir şey yapmadın?' demek istesemde sonradan aklıma onu döndüğüm gelmişti. Attığı konuma gelip, seni hastaneye getirdim. Neredeyse 2 saattir uyuyorsun." Son cümleyi söylerken, kolunda olduğunu yeni fark ettiğim saate bakmıştı.
Başımı sallayıp, önümdeki duvara baktım. Saçımda parmaklar hissedince, mayışmaya başladım. Göz kapaklarım ağırlaşıyor ve açık kalmakta zorlanıyordu.
"Uyu güzelim..." diyen Tarık'ın sesiyle gözlerimi yeniden uykuya bıraktım.