Ariften Bugün babamın beni evlendireceği adamın evine gidicektim babamın söylediğine göre orda kalıcakmısım o adamın yanına gitmek bile istemiyodum ama mecburdum duyduğuma göre ismi cenandı
Eşyalarını topladın mı?
Arif:topladım
Afferim şimdi cenanın koruması gelip seni alıcak
Zil çalar
Heh geldi
Dışarı çıkıp gelen arabaya bakıyodum gerçektende çok güzeldi bi adam gelip arabanın kapısını açıp binmemi beklemişti bende bekletmeden binmiştim giderken adam hep bana bakmıştı çok rahatsız olmuştum ama sesimi çıkarmadım. sonunda eve gelmiştik evi gördüğümde büyülenmiştim
(Ev bu)
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Arabadan inip korumayla birlikte eve doğru gidiyoduk evin kapısına gelmiştik yanımdaki koruma kapıyı çalıp beklemişti kapı hemen açılmıştı eve doğru girdiğimde içerisininde dışarısı kadar güzel olduğunu farketmiştim ben bunları düşünürken bir ses gelmişti
Cenan:sonunda geldin
Konuşan cenandı cenana baktığımda üstünde siyah takım elbise giydiğini görmüştüm sanırım sürekli böyle giyiniyodu onu süzdüğümü farkettiğinde konuşmaya başladı
Cenan:beğendin mi
Arif:ne?
Cenan:kıyafetimi diyorum beğendin mi?
Benimle konuşurken sürekli gözüme bakıyodu bende aşırı utanmıştım göz teması kuramıyodum Çok geçmeden sorusunu cevapladım
Arif:yani yakışmış
Cenan:hmmm
Bunu söylerken bile gözünü benden ayırmamıştı aslında rahatsız olmamıştım ama utanıyodum biraz
Cenan:gel sana odamızı göstereyim yerleşirsin
Arif:tamam
Merdivenlerden çıktık, odaya yaklaşırken cenanın telefonu çaldı. Bana odaya girmemi işaret etti ve uzaklaştı. Odaya girdiğimde kalbim deli gibi atıyordu. Kocaman yatak, koyu tonlarda çarşaflar, Cenan'ın kokusu her yere sinmiş... Burası artık "bizim" odamız mı olacaktı gerçekten? Daha evli bile değildik, ama sanki her şey karar verilmiş gibiydi.
Cenan telefonu kapattıktan sonra geri döndü. Üzerinde hâlâ o siyah takım elbise vardı, ama ceketini çıkarmış, gömleğinin üst düğmeleri açıktı. Yaklaştı, gözleri üzerimde geziniyordu yine.
"Yorulmuşsun," dedi yumuşak bir sesle. "Üstünü değiştir, rahat et. Ben de duş alayım."
Dolaptan bana kendi tişörtlerinden birini çıkardı – gri, yumuşacık, boyu uzun. "Bunu giy, seninkiler yarın gelir."
Teşekkür edip banyoya girdim. Tişörtü giydiğimde üzerimde bol bol duruyordu, kolları elimi geçiyor, etek kısmı kalçama kadar iniyordu. Ama en kötüsü kokusu... Cenan'ın kokusu her yerimi sarmıştı, başım döndü resmen.
Çıktığımda Cenan çoktan duştan çıkmış, sadece alt eşofmanla yatakta oturuyordu. Vücudu... Tanrım, o kadar yakından görmek... Geniş omuzlar, düzgün kaslar, göbeğinde hafif bir çizgi... Gözlerimi kaçırdım hemen, yanaklarım yanıyordu.
Yatağa doğru yürüdüm, kenarda durdum. "Şey... nerede yatacağım?"
Gülümsedi, o gülümseme yine içimi eritti. "Burada, benimle. Ama merak etme." Ayağa kalktı, yastıkları aldı ve tam ortaya üç tane dizdi dikkatle. "İşte sınırımız. Sen bu tarafta, ben öbür tarafta. Nikaha kadar böyle idare ederiz. Rahat mısın?"
Başımı salladım sadece, konuşamıyordum. Yatağa girdim, kenara kadar çekildim, sırtımı yastık duvarına döndüm. Cenan da yattı, ışığı kapattı. Oda karanlığa gömüldü, sadece ikimizin nefesi duyuluyordu.
Gözlerimi kapattım ve yavaşça uykuya daldım
• • •
Fic nasıl sizce güzel mi kötü yazıyo olabilirim eleştiriye açığım