Tiffany ; siz burda kalın ben bakıp geliyorum.
Tiffany koşarak sesin geldiği yere gider. Ve yerde oturan noah'ı görür.
Tiffany; noah!?
Tiffany hemen koşar ve çömelip ayağına bakar.
Tiffany; ne oldu!?
Noah ; yere düştüm
Tiffany; iyi halt yedin nasıl becerdin zeki?
Noah ; sence bilerek mi yaptım?
Tiffany; neyse ne iyi misin?
Noah ; aynen çilek çok iyiyim
Tiffany; yardım etmeye çalışıyorum istesem seni burda bırakırım.
Noah ; ah güldürme beni
Tiffany; neyse şaltere baktın mı?
Noah; hayır.
Tiffany; ozaman göster bana nerde? Ben bakarım.
Noah; boyun yetmez oraya sandalye al.
Tiffany; ay tamam anladın en kısa benim en sırık ta sensin of baydı be
Noah; çok konuşma çilek te şu saltere bak.
Tiffany; ban emir verme.
Tiffany göz devirir ve sandalye alıp şalteri Kapatır her yer aydınlanır.
Noah ; oh be.
Tiffany sandalyeden iner.
Noah; kalkmama yardım etmeyi düşünüyor musun?
Tiffany; hmm... bilmem sence?
Noah ; çilek kaldır beni yoksa yanaklarını yine çiçeğe cevirebilirim.
Noah sırıtır. Tiffany göz devirir.
Tiffany; bu kadar sinir bozucu olarak mı doğdun?
Noah ; bu kadar tatlı nasıl doğdun?
Tiffany kızarır ve kalkmasına yardım eder.
Tiffany ; anne nerede kaldı?
Noah; ne bileyim işi çıkmıştı ama uzun süredir yok.
Tiffany koltuğa oturur ve telefonda Evan ile yazışır.noah bunu fark eder ve telefonu elinden alıp havaya kaldırır.
Noah; hop ne konuşuyorsunuz bakalım?
Tiffany; elinin körünü ve şu telefonu.
Noah; boyun yetiyorsa al.
Tiffany; öylemi? Sen kaşındın paşam.
*tiffany bir hoplayışta telefonunu alır ve ona pişik işareti yapar.*
Tiffany; noldu koçum? Bir şaşırdın sanki?
Noah; sus çilek. sus.
Tiffany göz devirir
Tiffany; bana emir verme.
Noah; verdim bile çilek.
Tiffany; sus be.
Noah ona eğilir ve dudağının kenarı hafifçe kıvrılır.
Noah; hadi ama çilek... ben böyle susmam yalnız... ama sen susacaksın istesende istemesende...
Tiffany; susmuyorum ulan!
Noah; öylemi çilek?
Kaşlarını kaldırır yüzünde sinsi bir tebessüm vardır.
Tiffany; öyle.
Noah kıkırdar ve bir anda kollarını onun beline dolar ve onu kendine çeker. Tiffany şaşırır bir anda dona kalır hiç bir şey anlamaz.
Noah; susacak mısın? Susturayımmı?
Tiffany; eğer içerideki canavarı sana salmamı istemiyorsan bırak beni.
Noah; neymiş o canavar.
Tiffany ; emin ol göstermemi istemezsin.
Noah; ah senin ile alakalı her şeyi görmeyi isterim çilek.
Tiffany sırıtır ve bir anda onun kolunu sıkıca ısırır.
Noah acı içinde kıvranır ve bir anda geri çekilir.
Noah kolunu kurtarır.
Noah; Manyak mısın sen ya yamyam!
Tiffany; sensin be yamyam geldiğimden beri başımın etini yedim amına koyayım-
*noah'ın telefonu çalar*
*Eski hatalarım canımı bağladı bilmem hangi acıma ağladım pişman mıyım...hayır... yüzüme vurmayın alışamazsam bana dokunmayın...* noah telefonu alır ve açar.
Noah: alo?
Bayan robert; o-oğlum şimdi sana bir şey diyeceğim ama sakin ol...
Noah; anne ne oldu?
Bayan robert bir kaç dakika sessiz kalır sessizlik sağır edicidir taki Bayan robert konuşana kadar
Bayan robert; oğlum...b-baban...babanı kaybettik...
Noah bunu duyunca telefonu yere düşürür ve dona kalır telefonun yere düşmesiyle Tiffany yerinde biraz irkilir...
DEVAM ETSIN MI YAVRUM?
