π1

10 1 10
                                    

Merhaba.Yeni bir fic yazmaya karar verdim diğer fic ertelendi.Umarım seversiniz iyi okumalar.

Merhaba Ben 1998 doğumlu Lee Minho.Seul Meslek Lisesinde ingilizce öğretmeniyim.Benim için çalışkan öğrencilerin her biri inci kadar değerlidir.Onların aksine ukala,çokbilmiş, şımarık ve yalancı öğrencilerden nefret ederim.Ama yaptığım emeğin karşılığı olan para için her kese eşit bir şekilde konuları anlatırım.Eğer kafaları basmıyorsa bu benim sorunum değil öyle değilmi?...

13 Aralık 2019

Sabah saat 07:00'da uyanıp banyoya girdim.Duş almak istedim ama gecike bilirdim diye bundan vazgeçtim.Elyüzümü yıkayıp dişlerimi fırçaladım.Sonra da kahve ile kahvaltıma başladım.Yemeğimi bitirdikten sonra üst kata çıktım.Üstümü değiştirecektim.Altıma siyah bol bir kot pantalon,üstüme de beyaz bir gömlek giydim.Ne kadar istemesem de okulda ki bütün hocalar gibi kravat takmalıydım.Onu da boynumdan geçirip azacık sıktım.Son olarak kahverengi bol bir hırka ve siyah botlarımı giyinip aynada kendime baktım.

Minho
"Yakıyorsun Ve Minho"

Dediği şeye gülerek evden çıktı.Arabasına ilerlerken hafiften üşüyordu.Kar yağmıştı ve hava çok soğuktu.Arabaya binip klimayı çalıştırdı.Arabanın içi yavaş-yavaş ısınıyordu.Arabayı çalıştırıp okula doğru sürmeye başladı Minho.25 dakika sonra okula varmıştı.Arabadan inip okula doğru tatlı adımlarla koştu. Tam öğretmenler odasına çıkacakken onu tanık bir ses durdurdu.

Ryujin
"Selam Bay Lee"

Minho ona bu isimle hitap edilmesini sevmiyordu.Bu bir az onun sinirinin bozmuştu.Ryujin bu okulda matematik hocası olarak çalışıyor.Ama Minho'ya geçen yıldan beri aşık.Bunu yalnızca en yakın arkadaşı olan Müdür yardımcısı Yeji biliyordu.Minho ise bu yapmacık tavırdan şüphelenmiyor değildi.

Minho
"Oh,Günaydın Ryujin hocam"

Ryujin
"Günaydın.Yine her zamanki gibi çok şık giyinmişsiniz.Sınıfımdaki kız öğrencilerimin niye dersinizi sevdiyi anlaşılıyor.Oldukça yakışıklı İngilizce öğretmenleri var."

Minho
"Evet.Gerçekten çok iyiler.Malesef erkekler için aynı şeyi söyleyemem ama Yeonjun ve Soobin bazı kızlardan daha iyi."

Ryujin
"Hmm.Ben erkeklerden sebebi sorarım bakalım niye okumuyorlarmış.İlk dersiniz benim sınıfımaydı değil mi?"

Minho
"Hmhm.Şey...Yani evet 11C'de ilk şeyim...Dersim"

Ryujin
"Çok güzel benim önemli işim var.Sınıfta görüşürüz."

Minho
"Görüşürüz"

Ryujin gittikten sonra Minho derin bir nefes almış ve kendi kendine söylenmişti.

Minho
"Tanrım sabır ver lütfen.Ne çekilmez bir kadın bu.

Minho sınıf dosyasını alıp sınıfa girdi.Ortam çok sesliyken Minho'nun içeri girmesiyle her kes susup yerine geçti.

Minho
"Günaydın gençler"

Öğrenciler
"GÜN-AY-DIIN!"

Minho öğrencilerin bu şapşal haline gülmüş ve eliyle oturun işareti yapmıştı.

Ryujin
"Oh,gelmişsiniz bay Lee.Çocuklar bu yeni sınıf arkadaşınız Jisung.Lütfen kendini tanıtırmısın tatlım."

Jisung
"Selam.Ben 2000 doğumlu Han Jisung.Kısaca Hanji.Bana bulaşmayan her kese şimdiden eyvallah.Bulaşanaysa,Allah rahmet eylesin.Evet bu kadar.Şimdi ben nereye oturayım?"

Sınıf bu oğlana şaşkın bir şekilde bakarken.Minho onun bu ukala tavrına bir sırıtış ile tepki vermişti.Ellerini cebine koyup masaya dayanmıştı.

Ryujin
"Jackson'un yanına otura bilirsin.Bak bu Lee Minho.Senin yeni İngilizce öğretmenin.Kendisi çok başarılıdır"

Jisung sırıtarak süzmüştü karşısındaki oğlanı.Bol pantalonu,yarı çıkık gömleyi dağınık kravatı ile çok havalı ve yakışıklı görünüyordu.

Jisung
"Sevgiliniz var mı?"

Minho duyduğu şeyle,kaşlarını kaldırmış ,tek eli cebinde diğer eliyse karşısındaki ukala çocuğa kalk komutu vermişti.Jisung sırıtarak ayağa kalkmış ve hocasını yine süzmüştü. Bu sırada Ryujin odadan çıkmıştı.Öğrencilerse far görmüş tavşan gibi onlara bakıyordu.Minho ona yavaş adımlarla yaklaşıyordu.

Minho
"Gelir-gelmez disipline gitmek ister misin Jisong?"

Jisung
"Adım Jisung ve soruma hala cevap vermediniz."

Minho eliyle otur komutu verip bir az uzaklaşmıştı.Sırıtarak yine aralamıştı dudaklarını.

Minho
"Öğrencilere ne zamandan beri,Öğretmenlerin özel hayatlarını sorgulama hakkı verilmiştir ha,Jisong?"

Jisung yüzündeki sırıtışı silip,kızgın bir ifadeyle konuşmuştu.

Jisung
"SANA ADIM JİSUNG DEDİM.JİSONG DEĞİL!"

Onu kızdırmak hoşuna gitmişti Minho'nun.

Minho
"Tamam kızma Jisong.Çok merak ettiysen söylerim.Ne sevgilim,ne de hoşlandığım biri var.Aşk ile aram pek iyi değildir de."

Jisung ona güzel gözlerle bakan oğlanı dikkatle inceliyordu.

Jisung
"Çok güzel bir yüzün var.Yakışıklısın da.Niye sevgilin yok peki?"

Minho
"Az önce sizli bizli konuşuyorduk ama.Her neyse.Sorun bana aşık olmak değil.Sınıf arkadaşların bile bana aşık.Sorun benim aşık olmam.Hala öyle birisi karşıma çıkmadı."

Jisung onun bu sözü üzerine sınıfa hoşuntsuz bir ifadeyle bakmıştı.Sanki kıskanmış gibiydi.

Minho
"Tamam yeter bu kadar sohbet.Şimdi derse başlıyoruz.Bakalım ne biliyorsun JİSUNG."

Jisung onun bu sözüne göz devirmiş ardından gülümsemişti.O çok güzeldi.Çok garip hissediyordu.Ama mutluydu da.

Selam.Umarım okurken eğlenmişsinizdir.Gelecek bölümlerde tahminleri duymak isterim.Öpüldünüzz.Baaay







My English teacher Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin