You Belong To Me 3

1.5K 74 79
                                        


Alaz, Evlerinin olduğu sokaktan koşarak kapının önüne gelirken Asi'ye ne olursa olsun kapıyı açmaması için uyarı dolu bir mesaj atmıştı.

İlk defa bu kadar benimsemişti bu oyunu, Emir Asi'yi Alaz'ın evinde görmemeliydi. Ya da görmeliydi. Aslında ona kalsa herkes her şeyi bilmeliydi, yarışmaya gidecekleri, haddinden fazla iddialı oldukları, kazanırlarsa yurt dışına taşınıp her şeyi arkalarında bırakacakları bir sır olmamalıydı Asi çok mutluydu ve bunu herkes bilmeliydi ama Asi bunu gizlemek istiyordu.

Acaba Asi nazardan mı korkuyordu?

Emir'in yüzüne attığı belki onuncu yumrukta aklında yine Asi vardı. Kesin aklı çıkmıştı ve Alaz bundan nefret ediyordu. Hayatı boyunca hiç neşeli güleç bir insan olmamıştı. İçe kapanıktı hep belki Asi'nin hep dediği gibi komik birisi de değildi ama tek bildiği Asi'nin yanında o hiç olamadığı çocuk olmasıydı. Sevgilisine normal bir insan gibi hissettirmek istemiyordu. Farklıydı işte Asi, kimse onu üzmemeliydi ona bakarken gözünü devirmemeliydi ve en önemlisi de ona sanki vebalıymış gibi- ki böyle olsa bile Alaz için sorun olmazdı- yaklaşmasıydı.

Asi'yi ilk gördüğünde etkilendiği barizdi çünkü aksi mümkün değildi. Sesi çok güzeldi ve saçları... Evet saçları çok güzeldi. Taktığı tokalar ve neredeyse her gün yaptığı farklı saç modelleri ona çok yakışıyordu. Sonra diye düşündü Alaz Emir'e bir tekme daha atarken. Sonra en çok neyini seviyorum? Ya da sevmediğim bir şeyi var mı?

Kahkahası tabii çünkü Asi iki buçuk yaşında bir bebekle aynı ses frekansına sahip- ya da bir yavru kediyle. Sonra kokusu, evet Asi her zaman yasemin kokardı. Bazen çilek kokardı, duş jeline göre değişirdi. Süt de kokabilirdi saçları çünkü Asi farklı kokular sürmeyi çok severdi. Başka başka başka dudakları evet! Asi'nin dudakları kesinlikle tam öpülmelikti ve bu sadece arzu dolu bir öpücükten bağımsızdı. Alaz onun dudaklarını öperken nefes aldığını hissediyordu ve her gün en az on kere bunu yapıyordu. Sevgilisi ona bıcır bıcır bir şeyler anlatırken onu öperek susturmayı çok seviyordu çünkü sanki o konuşurken ağzından bal akıyordu ve Alaz bunu kaçıramazdı. İyi ki Asi de ona aşıktı yoksa Alaz boku yerdi.

Yakışıklı olmasını sadece Asi'yi tavlayabildiği için seviyordu. her ne kadar Asi Alaz'a olan aşkının gözünün renginin bala çalmasından ya da ellerinin tutulmak için yaratılmış olmasından, saçlarının her zaman yumuşak olmasından sesinin ona çoğunlukla huzur ve bazen de daha sıcak duygular yaşatmasından bağımsız olduğunu söylese de sonuçta fena çocuk değildi.

Rutinleri vardı Alaz'ın. Asi'nin bayıldığı bazı rutinleri. Alaz bakımlı olma işinin sadece kadınlara paslanmasından rahatsız oluyordu. Kişisel bakımdı işte. Adı üstünde kişiseldi.

Günde bir kez- Asi'nin keyfine göre bu değişiyordu- ya da iki kez mutlaka duş alırdı. Dişlerini fırçalamadan su bile içmezdi, her gün sakal tıraşı olurdu, köse olabilirdi ama sonuç olarak Asi sakaldan nefret ederdi. Sakızla dolaşması ve onu caddenin ortasında patlatarak yürümesi Asi'nin pek de hoş karşılamadığı bir şey olsa da Alaz biraz çatlak bir çocuktu. Çorapsız gezmezdi ve bir giydiği çorabı bir daha giymezdi.  İki haftada bir banyoya girmeden önce Asi'ye kaşlarını aldırırdı. Bunu kendi istediği söylenemezdi ama Asi'yi kıramıyordu. Bir dehasında Asi'nin aklına uyup onunla kaşını açmıştı ve halihazırda bebek kumralı olan kaşları, güzeller güzeli sevgilisi sağ olsun ki jiletle tıraş etmiş gibi olmuştu. Ellerini ve tırnaklarına özel olarak bakım yapardı çünkü Asi'nin onlara garip bir şekilde fazla anlam yüklediğini biliyordu, yüzüne güneş kremi sürerdi, hatta eşek sütlü sabunuyla her gece yüzünü yıkardı ve Asi'nin aldığı kaplanlı maskeleri bile denemekten saçma bir şekilde zevk alırdı.

Secret Date - Aslaz TextingStories to obsess over. Discover now