2- İtiraf

275 53 13
                                    

Zarttiri zort. İyi okumalar...

.

O gün Milano'da kampın yoğun temposuyla geçen saatlerin ardından akşam yemeği için otelin restoranında bir araya gelmişlerdi. Hande ve Zehra, yan yana oturmuş yemek yerken aralarındaki duygusal mesafeyi giderek daha da kapattıklarının farkındaydılar. Masanın diğer ucunda Simge ve Cansu ikiliyi dikkatle izliyor, aralarındaki kıvılcımı fark ettikçe adeta zevke geliyorlardı.

Yemek bittikten sonra herkes odaya çekilmek üzere dağılmaya başladı. Simge ve Cansu da yavaşça kalabalıktan ayrılıp kendi odalarına gitmişti. Ancak Hande etrafın boşalmasından biraz rahatsız olmuş gibiydi. Rahatsızlığını belli etmemeye çalışarak oturduğu yere sinmişti fakat Zehra çoktan bir şeylerin ters gittiğini fark etmişti bile. Hande'nin gözlerine bakarak tebessüm etti.

"Kafanda bir şeyler var Hande. Ne diyeceksen söyle."

Hande, Zehra'dan bu davetkar sözleri beklemiyordu. Fakat içine atmaya da niyetli değildi, içindekileri dökme hissiyatının önünde durmamaya karar vererek bakışlarını Zehra'ya doğru çevirdi.

"Yani... şöyle bi düşündüm de...'' Yutkundu. ''Odalara gitmek yerine biraz daha burada kalsak? Bir şeyler içip sohbet ederiz."

Zehra gülümseyerek başını salladı. "Tabii, olur. Hem birlikte oturmak hepimize iyi geldi bugün."

Milano'nun gece manzarasına karşı, otelin restoranında iki kişilik küçük bir masada baş başa oturuyorlardı artık. Zehra, Hande'nin gözlerindeki dalgınlığı fark edince hafifçe gülümseyerek ona yaklaştı ve fısıldayarak konuştu. "Hadi Hande, lafı dolandırma. Seni hep bu kadar derin düşünürken görmüyorum. Ne var kafanda?"

Hande, bu kadar direkt bir soru beklememişti. O an gözlerini kaçırmak istese de Zehra'nın gözlerine bakmaktan kendini alıkoyamıyordu. "Düşünmüyorum aslında." Sesi biraz tereddütlüydü. "Sadece... bazen bazı şeyler insanın aklını kurcalıyor. Ama bu gece şehrin ışıkları bile kafamı karıştırıyor zaten."

Zehra onun bu lafını duyunca gülerek başını salladı. "İlk defa Hande Baladın'ın kafasının karıştığını görüyorum. Sen, her şeyden bağımsız, kendi dünyasında yaşayan Hande... ilginç." Valla ilginçti. Hande'nin biraz da olsun gerginliğini almak onunla kafa bulur gibi konuşmuştu Zehra.

İşe de yaramıştı. Hande beklemediği bir şekilde içinde bir rahatlık hissetmişti, ve şunun farkındaydı ki Zehra'nın yanında olmaktan keyif alıyordu. Bu duygularını ifade etmek istese de kelimeleri seçmekte zorlandı. "Peki." Türkçe'yi mi unutmuştu o?

''Peki mi?'' Beyni mi yanmıştı bu kadının? ''Neye peki?''

"Diyelim ki bir konuda kafam karıştı.'' Hande aldırış etmeden aklındaki soruyu yapıştırmıştı. Tavsiye alabilirdi sonuçta yakın arkadaşlardı. ''Bu durumda bana ne önerirdin? Hani, öyle her zaman verdiğin akıllı tavsiyelerden istiyorum ama."

Zehra onun bu sözlerine karşılık bir an duraksadı. Deliydi bu kadın, her zaman Zehra'yı dımdızlak şaşırtmayı başarıyordu. Olur olmadık yerlerde bir şekilde içinde sıcak bir tebessüm oluşturabiliyordu. "Sana ne önerirdim biliyor musun? Hayatındaki her şeyi bir kenara bırakıp, sana ne iyi geliyorsa onun peşinden gitmeni. En son ne zaman kendin için bir şey yaptın Hande?"

"Belki de o kadar kendi dünyamda yaşıyorum ki, bir şeylerin peşinden gitmeyi unutuyorum. Her şeyi kontrol etmeye o kadar alışmışım ki, bazı şeyleri bırakmam gerektiğini düşünmüyorum bile."

Bu laf karşısında Zehra, gözlerinin içine bakarak başını salladı. "Hande, herkes her zaman kendini kontrol edemez. Hayatta bazı şeyler vardır ki öylece olur, ne yaparsan yap önüne geçemezsin. Olmasına izin versen belki de bu seni rahatlatır."

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Nov 11, 2024 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

İTALYA #HanZeh gxgHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin