HERKESE MERHABA
İŞTE sonunda o bölüme geldik...
uzun zamandır bu anı bekliyordunuz (ben de bekliyordum kendimden) VE YAZDIM.
öncelikle ben her gün smut yazmıyorum bu konuda çok iyiyim diye iddiam da yok okuduğunuz diğer şeylere göre çok güzel olmayabilir beğenmiyorsanız LOCK OFF AMK yazdık işte . yazdıgıma sukredelim . neyse işte bok gibi de yazmadım ama ben bu isin ustası değilim cocuklar ben texting de iyiyim duzyazı YOOOK.
onun dışında normalde yazdığımı başta yazmayacaktım ama yazayım dedim okumak istemeyen olur diye. benım düsencelik
neyse
İYİ OKUMALAR
rinin evinde, salonunda oturmuş dava dosyalarını inceliyordum. davaya daha 2 hafta vardı ama bu dava önemli olduğu için şimdiden bir göz gezdirmek istemiştim, biraz sıkıntılıydı açıkçası. ve yarına halletmemem gereken çok iş vardı. hepsini nasıl halledeceğimi düşünürken kucağıma yatan rin ile dikkatim ona çevrilmişti.
"bu kadar derin ne düşünüyorsun kıskanıyorum" kaşlarını hafif çatıp konuşurken çok tatlı oluyordu. "yarın halletmem gereken işleri düşünüyordum" cevabım onu tatmin etmemiş olacak ki kaşlarını daha çok çatıp dudak büzmüştü. "beni düşün tek banane" kafasını yana çevirip, ellerini belime sarmıştı. "hep beni düşün" ben de elimi saçına daldırıp seviyordum.
rinin evinde tam tamına 1 haftadır kalıyordum ve nedense hiç yabancılık hissetmiyordum, kendi evimden daha çok ev gibi hissettiriyordu. e tabii bunda rinin etkisi de büyüktü. açıkçası onunla ilk tanıştığımda hiç böyle şeyler hissedeceğimi tahmin etmemiştim. beraber vakit geçirdikçe, onu tanıdıkça, fiziksel olarak bir şeyler yaşadıkça tüm dengem değişmişti. bana kendinden 6 yaş küçük birisiyle çıkacaksın deseler asla inanmazdım, özelikle de rin gibi bir karakterle asla. ama şu an çok mutlu ve huzurlu hissediyordum, rini böyle dizimin dibinde görmek beni çok huzurlu hissettiriyordu. aniden karnımın ısırılmasıyla bu huzurum kaçmıştı tabii.
''niye ısırdın acıdı köpek misin sen''
"niye tamam demiyorsun? evet seni düşünürüm rin seni çok seviyorum sensiz ne yaparım niye demiyorsun? kucağında yatıyorum hala bir şeyler düşünüyorsun ayrıca köpeğinim bi sıkıntın mı var bununla ilgi-" kafamı eğip rinin dudaklarına buse kondurmuştum. ''çok konuşuyorsun'' rin şaşırmış bir şekilde bana bakıyordu.
bu şaşkınlığını kısa sürede üzerinden atıp, ensemden tutup dudaklarımızı yine birleştirmişti. dilini ağzımdan içeriye yollayıp dilimle buluşturmuştu, ofiste yaşadığımız şeyin aynısını yaşıyorduk şu an. öpüşmek o kadar iyi hissettiriyordu ki, her ne kadar nefessiz kalsam bile çok etkileniyordum. aniden rin dudaklarımızı ayırıp kafasını yine kucağıma koymuştu. "beni susturmak için daha etkili yöntemler kullanmalısın bunu gibi" niye durduğunu, öpücüğü neden yarıda kestiğini anlamadığım çok belli olmuş olacak ki rin gülümseyip, "ne oldu avukat niye öyle hayal kırıklığına uğramış gibi bakıyorsun? sen demedin mi olmaz daha zamanı var diye senin sözünü dinliyorum" evet bunlar benim sözlerimdi ama beni böyle etkiledikten sonra nasıl rahat durabilirdim ki.
rinin kafasını kucağımdan itip, şu an tamamen koltuğa uzanan bedenin kucağına çıkmıştım. dudaklarımı boynuna götürüp emmeye başlayınca rin boynunu çekmeye çalışmıştı, boynundan tiki vardı. ellerini bana değdirince boynunu sertçe ısırmıştım, boynunu ısırmamla altımda hissettiğim şeyi bana doğru bastırmıştı, sertleşmişti. "sakın bana dokunma rin, ben halledeceğim" emip yalamaya devam ederken rinin nefes alış verişleri hızlanıp, göğsü hareket edip duruyordu. boynundan bu kadar hassas olmasını gerçekten beklemiyordum. "boynumu sal çok huylanıyorum lütfen, dokunmama da izin ver" rinin bu kibar isteğini tabii ki de duymazdan gelmiş ısırdığım yeri yalayıp emmeye devam etmiştim.
