Her ilişkim gibi bir ilişkimin daha tadına varamadan sonuna gelmiştim.Her ilişkim karşı tarafın beni terk etmesiyle biterdi normalde.İyi bir erkek arkadaş olmadığımı,ilgisiz olduğum için terk edildiğimin bahanelerini dinlerdim hep.Sanırım bu zamana kadar hiçbir kızı sevmediğim içindi terk edilmem.
Gerçekten hiçbir ilişkimi ciddiye almadım.Belki de her kıza kötülük yaptığımdan dolayı eden bulur dünyasında istediğim bir ilişkide zamanında kızlara yaşattığım her şeyi kendim yaşıyordum.Bir insan sadece sevilmek ister.Değer gördüğünü ve hayatta yaşama sebebini bulmak ister.Doğru insan dediği kişiyi tanıdığı güne kadar hayatın boş olduğunu düşünür ve bu düşüncesinde de sonuna kadar haklıdır.
Sadece basit isteklerdi bunlar.Telefonda onun aradığını görmek mutluluk verirdi.Uyumadan önce yazdığı seni seviyorum mesajı huzur verirdi.Bu kadar zor değildi sevmek,ilişki kurmak.Yaptığın davranışlara karşılık bulmaktı tüm isteğim.
Jongin'i her yerden engellemiştim.Beni arayamıyordu,mesaj atamıyordu.Açıkçası bunun da çok umrunda olacağını düşünmüyordum.Umrunda olsaydı son anı beklemezdi,beklememeliydi.Ayrılalım mesajı onun için bu kadar basit olmamalıydı.Tamam yazacak kadar umursamaz olmamalıydı.Onu engellediğim anları bu kadar kolay kabullenmemeliydi.
Yine de ona kızsam da özlüyordum onu.Hatta bu anda bile fazla ileri gittiğimi düşünüyordum.Kendi hatalarıma kızdığım için acısını ondan çıkarıyordum.Benim kadar ince düşünmese bile bu halini seviyordum.Özür dilediğinde onu affediyordum ama eski sevgililerimin attığı trip gibi ben de ona trip atıyordum.
Kafam fazlasıyla karışıktı.Ondan ayrılalı çok geçmemişti,sadece üç gündü.Ama bu üç gün,onsuz geçirdiğim üç gün dünyadaki son günlerim gibisine acı ve keder doluydu.Jongin benim oksijenimdi,onsuz nefes alamıyordum.Boğuluyordum.Suyun altında nefesimi tutuyormuş gibiydi.Kendimi eve kapatmıştım,yapmam gereken birçok iş vardı ama Jongin olmadan bir şeyler yapmamın anlamı yoktu.Yanımda olmasa bile,konuşmasak bile onun var olduğunu bildiğim için mutlu ve huzurluydum yeni doğan bir bebek gibi.Başımı göğsüne yaslamak istiyordum ve başımı oradan kaldırmak istemiyordum.Kokusunda cenneti bulmak istiyordum.Hatalı olmamama rağmen beni affet diyerek bedeninin beni sarmasını istiyordum.
Tüm bunları hayal ederken yaptığım tek şey burnumu çekerken başımı yastığa vurmaktı.3 gündür sadece Jongin'in son çıkan filmini izliyordum.Onu ekranımda görmek beni rahatlatıyordu.Gülümsemesini izlemek bana neşe katan tek şeydi.
Ama hala Chanyeol ile olan sahnelerinde kalbim ağrıyordu.
Yine Jongin'in filmini televizyonda bininci izleyişim sırasında kapının çalması ile filmi durdurup yattığım yerden kalkarak kapıya yöneldim.Evimin adresini bilen tek kişi Suho'ydu.Bu saatte bana haber vermeden gelmez diye düşünüyordum çünkü bugün davet yemeğine katılıyordu.Acaba işsiz Chanyeol evimi mi bulmuş diye düşünürken kapının deliğinden kimin geldiğini bakmadan kapıyı açtım ve karşıma hayatımın başrol oyuncusu çıktı."Ne işin var burada?"Kalbim onu gördüğü için hızlanmaya başlamıştı.Hatta bağırsaklarım bile hareketlenmişti ki bir anda gaz çıkarma isteği gelmişti.İç organlarım yerine mantığımı kullanarak burayı nasıl bulduğunu sorma gereği duymuştum."Nasıl buldun burayı?"
"Suho'ya sordum."Büyük bir umursamazlıkla omzuma çarpıp yarım açık bıraktığım kapının sonuna kadar açılmasını sağlayarak evime girdi.
"Sana içeri geçmeni söyleyen olmadı."Arkasından bağırırken yüzünü ekşitmişti her zamanki gibi.
"Sehun saçmalamayı kesecek misin?"
"Hatırlarsan biz ayrıldık."
"Biliyorum."
"Anlaman için ne yapmam lazım?Pankart mı açayım biz ayrıldık diye?"
"Fena fikir değil.''Yüzüme bile bakmadan konuşurken nasıl bu kadar küstah davranabiliyor diye düşünmeden edememiştim.Kendisi çoktan daha demin yattığım koltuğa otururken televizyonda kendi görüntüsüne bakıyordu.Ben arkasından kollarımı göğsümde birleştirmiş bir şekilde dururken kendimi kucağına atlamamak için zor tutuyordum.
Hiçbir şey demeden televizyona bakarken konuşma gereği duydum."Kai gerçekten nefesini boşa harcıyorsun."
''Daha konuşmadım Sehun.''Arkasında çocuğunu azarlayan veli gibi duran bana baktıktan sonra yanına oturdum.
''Konuşsan da bir şey değişmeyecek.''Bilmiş bir edayla konuşurken hasret kaldığım surata bakmamak için kendimi zor tutuyordum.
Aramızdaki mesafeyi kapattıktan sonra yüzüne alaycı bir gülümseme takındı.''O zaman öpüşelim.''Gülümsemesi tüm suratını kaplarken kaşlarım yavaş yavaş çatılmıştı.
''Ne saçma-''Tam olarak diyeceğimi bitirememişken dudaklarıma yönelmesiyle sesimi kesmiştim.İşte benim mantığımda bu kadardı.Beni öptü ve her şey benim için bitti,tüm buzlar eridi.Birkaç haftadır aramız bozuktu ve ben birkaç haftadır bu dudakların tadına tekrar varmak istiyordum.Bu anı bekliyormuşçasına kendimi onun dudaklarına iyice bastırırken dudaklarımdan ayrılmıştı büyük bir şokla.
''Neden karşılık verdin?''Karşılık vermeme oldukça şaşırmıştı.O kadar trip attıktan sonra bu iyi olmadı evet.''Beni itebilirdin ya da karşılık verme-''Bu sefer de onun çenesini kapatması için öpücüğü başlatan ben olmuştum.Hatta avına saldıran bir aslan gibi dudaklarına kapanınca dengesini sağlayamamayıp sırtı koltukla buluşmuştu.Ellerim hiçbir yerine dokunmazken sadece gözlerimi kapatıp dünyanın en leziz yemeğini yiyormuşum gibi hissetmek istemiştim.İkimiz de boş geçen günlerin acısını dudaklarımızdan çıkarırken dudaklarının tadına yeteri kadar varamıyordum,beni tatmin etmiyorlardı.Bu yüzden yavaşça dudaklarından ayrıldım ve altımda yatan bedene baktım.
''İstediğim sadece bu anları daha sık yaşamaktı.''Öpüşürken fazla efor sarf ettiğim için nefesim düzene girmeye çalışıyordu.Hızlıca ağzımdan soluyup veriyordum.''Beni sevdiğini hissederek öpüşmek isterdim.''
''Sehun seni seviyorum.''Sanki Jongin değil de bana olan sevgisini barındıran kalbi konuşmuş gibi içten ve samimi bir itiraf yapmıştı.''Ve hep seveceğim.''İki elini yüzüme yerleştirirken üstünden kalktım.
''Tamam dedin Kai.Sadece tamam dedin.Reddetmedin,karşı gelmedin,sormadın.O günü bekliyormuşçasına tamam dedin sadece.''
''Biliyorum.''Üstünden kalktığım için fırsat bilerek koltukta doğruldu ve devam etti.''Sadece tamam dedim her zamanki triplerin olduğunu düşünerek.Sadece tamam dedim dediğinin gerçek olmadığını düşünerek.''Artık bir şey demeye yorulduğum için konuşma gereği duymadım.Benim konuşmadığımı görünce eliyle çenemi kavradı ve ona bakmamı sağladı.''Kaldığımız yerden devam edelim mi?''Sorusunu yanıtsız bırakmamak için tekrar dudaklarına yapıştım ama o anında geriye çekildi.''Hayır Sehun,öpüşmeye değil.''Gülmeye başlamışken neden güldüğünü anlamamıştım.''İlişkimize kaldığımız yerden devam edelim mi?''Sorusunda neyi kast ettiğini açıklarken yüzümü tebessüm kaplamıştı.Gerçekten karşı gelemiyordum,bu kadar tripten sonra bu kadar kolay kendimi teslim etmemem gerekiyordu ama çoktan salmıştım kendimi çünkü bendeki mantık bu kadardı.
''Bu kadar kolay mı affedecektim seni?''
''Affetmen için ne yapmam lazım?''
''Onu da sen düşün.''Kendimi kolay saldığım için elime jöle kıvamına gelmiş zincirleri aldım ve yüzümü astım.
''Beni görmekten sıkılacağın ana gelene kadar yanından hiç ayrılmasam?''Yüzümü astığım için iyice dibime girdi ve sesini çocuklaştırarak şirin olmaya çalıştı.''Dudakların sürtünmeden dolayı tahriş olana kadar dudaklarını öpsem?''Eliyle saçlarımı okşarken keşke televizyonda Jongin'in görüntüsü ve yerde de birçok peçete olmasaydı diye düşündüm.''Gözlerini açtığın anda beni görsen,son kez gözlerini kırptığında benim görüntümle uykuya dalsan?''Bu itici ses tonunu beğenmeyip elini kafamdan çektim.
''Sadece kendin ol ve beni sevgilin olarak değil her şeyin olarak düşün.''
''Bundan emin olabilirsin.''
Kitap kapağı için vodkandsprite teşekkürler~
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Les Amours Imaginaires | sekai |
Fanficİki senedir gizlediğim kimliğimi deşifre edenlerin başarısını sikeyim.
