Hoseok Jungkook'u, Jungkook'unu bekliyordu. Jungkook bugün onu iş görüşmesinde aramış, işi bitince hızlıca eve geçip, onu beklemesini söylemişti.
Hoseok ise eve geçmekle kalmayıp, yolda aldığı pizzaları mikrodalgaya koyup hazırlamıştı ki sevgilisi gelince iki düğmeye basıp ısıtıp yemeğe hazır hale getirecekti. Çünkü Jungkook herşeyin en iyisini hakediyordu.
Jungkook'u 6 yaşından beri tanıyordu Hoseok ve onun bugün kü gibi düz bir ses tonuyla ona emir verirmişcesine eve geçmesini söylemesinin sadecr bir sebebi olabilirdi...
-------------------
"Nee? Ayrılmak mı istiyorsun?"
Bu Hoseok'un o bahsettiği sebep veya şık değildi.
Kesinlikle değildi.
"Hoseok ben..."
"...ben, yapamıyorum. Artık biraz ara versek?"
"Neyi yapamıyorsun tam olarak? Elimi mi tutamıyorsun? Benimle fotoğrafın mı olmasın istiyorsun? Yoksa altımamı yatamıyorsun?"
"Çirkinleşmesek?!"
"Sen şuanda kendini çok mu temiz sanıyorsun?" Hoseok dakikalar önce kucağına çektiği pasif bedeni yavaşça ittirdi.
Hoş ayrılma kelime dudaklarından döküldükten bu yana sadece üzerindeki şoku atlatamadığı için halen oradaydı ya neyse...
"Ben sadece bu derece ünlü olmak...ne bileyim? Ailem bu denli eşcinselliğimi ön planlı yaşamamdan şikayetçi Hoseok."
"Git burdan."
Hoseok daha fazla Jungkook'unu dinliyemezdi, yapamazdı 18 yıldır tanıyordu onu ve şuanda herşeyden önce çocukluk arkadaşını kırabilirdi.
Hoseok halihazırda ona karşı kullanabileceği tüm kozlara sahip, ancak kullanamayacak kadar Jungkook'a bulanmış bir divaneydi.
"Hoseok yapma!"
Jungkook sonunda Hoseok'un karşısında ki kararlı görünüşü sayesinde gitmeye hazırlanırken, Hoseok ise ellerini yüzüne kapatıp, hıçkırarak kendini biraz önce kucağında Jungkook'u oturttuğu koltuğa bedenini atmıştı.
Jungkook ise hızla ona yaklaştı ve bedenini sardı ve konuştu.
Ellerinin birini sırtına ve diğerini de Hoseok'un yüzündeki ellerinin üzerine koyan Jungkook, Hoseok'un kendini tutamadığı için kalbini paramparça eden en büyük kozunu kullandığı sırada Jungkook Hoseok'un yanına oturdu.
"Bana bunu yapma."
Hoseok hıçkırıklarının arasında cevap vermeden odasına kadar koştu.
Üst kattaki odasına giderken, merdivenden takıldı acıyan dizi kanıyan kalbiydi oysa ki.
Jungkook tekrardan yanına gitmeksizin, evden çıkıp sessizce şehrin karanlık sokaklarına girip, karanlığın en koyu tonunda odasında ölürcesine ağlayan adamı unutmak istermişcesine yürüyordu.
Jungkook, Hoseok'u unutuyordu.
Jungkook deliler gibi sevdiği Hoseok'u unutamıyor!
ŞİMDİ OKUDUĞUN
INSTAGRAM *HOPEKOOK*
Fanfictionİki Instagram fenomeni sevgili ayrılırsa ne olur? 19.07.2019 Yayın tarihi: 08.06.2020
