TEKRAR MERHABA!
UZUN BIR ARADAN SONRA TEKRAR BURDAYIM. YENİ BÖLÜMÜ UMARIM BEĞENİRSİNİZ :)
11'de , " 4 'te uyuyup 6'da kaldırılmışçasına" uyuşuk uyuşuk kalktım.Hızlı bir duş alıp (bana göre hızlı,sadece yarım saat sürdü!)ne giyeceğimi düşünmeye başladım.Kendimle verdiğim on dakikalık savaştan sonra siyah şort ve beyaz salaş bir tişörtte karar kıldım.Hemen üstümü giyip aynanın karşısında kendime baktım.Güzel olmuştum.Kıvırcık saçlarıma iğrenerek baktıktan sonra onları düzleştirmem gerektiğini hatırladım.Saçlarımı sevmiyorum.Sırt çantama gerekli olan her şeyi koyduktan sonra -tabii ki anneme de haber vererek- Özge'nin evine gitmek amacıyla evden ayrıldım.Özge'nin ailesi 2 gün yoktu ve Özge de bunu fırsat bilerek beni çağırmıştı,yani bugün onlarda kalacak,ve daha önemlisi öğlen öğlen kahvaltı edecektik(normalde izin vermiyorlar).Taşınalı birkaç gün olmuştu ve ben bu süre içinde sadece kitap okumuştum.Şanslıyım ki en yakın arkadaşıma çok yakın bir yerde oturuyorum.Üstelik bu yıl aynı okula gideceğiz.Özge'nin evine birkaç metre kalmıştı ki durmama sebep olacak bir görüntüyle karşılaştım.Kızıl kısa saçlar,uzun, çöp gibi bir beden...Kendime gelmeliyim.Tanımadığım adamları Tolga'ya benzetiyorum! Bu geçen hafta Koray için de olmuştu.Sanırım Özge ile konuşacağımız ilk şey buydu.Geldiğimde Özge bana kapıyı açtı ve ben de girdim diyemeyeceğim,çünkü kendimi resmen eve fırlattım.Beraber mısır gevreğimizi yerken ona her şeyi anlattım ve saçma salak yorumuyla karşı karşıya geldim
-Şimal,bence sana bir değişiklik gerek.
-Off,ne gibi?diye alayla sorduğumda ne diyeceğini tahmin eder gibiydim.
-Şu saçlarını diyorum,düzleştirmesen artık?!
Özge güzel ve düz saçlıydı,benim tam tersimdi yani.O da hep kıvırcık saçlı olmak isterdi.
-Saçımı sevmiyorum ,bunu biliyorsun
-Ama sana yakışıyor Şimal,sen de bunu biliyorsun
-Yakışmıyor.
-Yakışıyor.
-Haydi film seyredelim!!!
Konuyu değiştirmek zorundaydım çünkü bu böyle sonsuza dek sürebilirdi...O da bunun farkında olduğundan film önerimi kabul edip ne izleyeceğimizi seçti.Filmden sonra acıktığımızı farkedip pizza söyledik. Pizzayı beklerken bir yandan okulla ilgili konuşuyorduk.
-2 gün
-Son 2 gün
-Özgürce geçirdiğimiz son 2 gün
-Beraber özgürce geçirdiğimiz son 2 gün.
-Üzücü...
-Çok üzücü
-Bence buna devam etmeyelim.
-Haklısın.Neyse ki bu yıl bizim okuldasın!
-Tolga'sız ve Koray'sız bir okul...
- Aaa,Koray demişken,bak bende ne unutmuşsun!
Bunu söyleyip koşa koşa gitti.Döndüğünde elinde bir dosya vardı.Dosyayı bana verince ne olduğunu anladım...
Meryem öğretmen elime bu dosyaları tutuşturup gitmişti.Hepsini sahiplerine vermem gerekiyordu.Hızlı adımlarla sınıfa ilerleyip sınıfta olanlara dosyalarını verdim.Kalanlar benimki(bulamamıştım)Sezer'inki(Koray'ın Tolga'dan sonra en iyi arkadaşı olur kendileri) Betül'ünki,Koray'ınki ve Tolga 'nınkiydi.Koray ile konuşmadan dosyayı nasıl verebileceğimi düşünürken bu iyi insan düşüncemin üstüne sınıfa girdi.Aklıma gelen ilk şeyi yaparak yanına gittim ve ona dosyasını gösterdim.Ne olduğunu anlayınca bana:
-Onu Tolga'ya ver,o ne yapacağını bilir,dedi ve aceleyle sınıftan çıktı.Biraz sonra herkes sınıftaydı ve dosyasını almıştı.Tolga'ya onun ve sevgili (!) arkadaşının dosyasını gösterdiğimde:
-Benimkini ver,diğerini at, dedi.
Haliyle en son ortaya çıkan benim dosyam ve Koray'ın dosyası kaldığında her ikisini de sıramın altına koydum.Günün sonunda benim olduğunu düşündüğüm dosyayı aldım ve Koray'ınkini de attım.Çıkışta Özge'nin evine gitmiştim.Annem de beni gece oradan almıştı.Eve gelince dosyanın orada olmadığını farkettim.Özge'yle bir dahaki buluşmamızda bana verebileceğini düşünerek bu düşünceyi kafamdan attım ve matematik ödevimi yapmak için masama yöneldim...
Dosyaları karıştırmıştım.Bu benim suçum değildi çünkü en sona aynı resmi koymuşuz.Dosyaya baktım.Eskiden olsa saklamayı düşünürdüm ama şimdi,sanırım bir önemi yoktu...
------------
Gece okula çok az bir zaman kaldığından son bir kez (hazır anneler de yokken) geç yatmak istemiştik ama saat 11'de ikimiz de sızmıştık.Ardından sabah 10'da da tuhaf bir şekilde kalkmıştık.Ben ve 10'da kalkmak?
Birlikte kahvaltı ettikten sonra ben saçlarımı düzleştirirken o da önce bana öğütler vermişti,sonra okula uyanabilmek için telefonlarımızdan saati ayarlamıştı.Ardından annem beni arayıp artık gelmem gerektiğini söylemişti.Ben de "nasıl olsa 1 gün sonra okulda da bol bol görüşeceğiz diyerek eve gelmiştim.Odama girdiğimde çok terlediğimi farkedip camı açtım.Açmaz olaydım.Yine o Tolga'ya benzeyen çocuk...Hemen de çok, çok çok benzeyen çocuk!!!Hiç yüzünü görmemiştim ama arkadan aynısıydı.Hemen camın önünden ayrıldım ve yatağıma uzandım.Böyle şeyler neden hep beni buluyordu?
Tamam dövmeyin. Bu bölümü ben de pek sevmedim. Hani diğer bölüm evladımsa bu üvey evladım. Yine de umarım benden soğumamışsınızdır.
SEVGILERLE
-ezik-prenses
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KOMŞU KOMŞU!
Teen FictionHep bir kapı kapanınca diğeri açılır derler.İşte buna dayanarak tam yeni bir hayata başlayacakken eski kapının yeniden aralandığını farkedersen ne olur?
