Barış Eda'nım mesaji gelmeden uyuya kalmıştı . Sabah kalktığında telefonu baktı tarih saat 26 Aralık 2018 09:15 derse geç kalmıştı . Hızla yataktan kalkıp kot pantolonunu giyerken Can'ın dürtüyordu . "Uyan Can , hadi abicim geç kaldık . Caannn ! " Dolaptan bir tane pantolon aldıktan sonra kendi Sweat'tını giydi kolunu geçirmeden Can'ın altından yastığı çekti . Tek kolunu Sweatshirtünden geçirdiğinde Can'ın üstünde ki yorganı aldı ." Can geç kaldık . Kalk lan kalk . " "Can 5 saniye daha o gözünü açmazsan sürahi boşaltacağım üstüne ya da basket topunu geçireceğim süratına . Can hadi lan " Sweatshirtünü tam olarak giyip son kez düzelttiğinde Can gözlerini açtı ve kalktı . "Kıyafetlerım nerde Barış ? " "Üstünü de mi ben giydirecegim?" Derken çoraplarını çekti . Can yatakta doğrulmuş halıya tek gözü açık bakarken esnedı . Ellerini saçlarından geçirip ayağa kalktı . Barış odadaki banyodan dış fırçasına macunu sıkıp az bir suya tutup dişlerini fırçalamaya başladı . Dolapta olan kıyafetlerden aldı , yatağın üstüne bıraktı . "Can giy artık şu kıyafetleri." dedi Dişlerini fırçalamaya çalıştığı için dedikleri pek anlaşılmasada kazaklardan birini Can'a giydirdi . Küçük bir çocuğu kreş öncesi zorla kaldırıp kıyafetlerini giydirmeye çalışan bir baba gibiydi o an . Can gözünü dahi açmazken Barış onu kaldırdı . Pantolonu elini verip banyoya tekrar girip ağzını çalkaladı . Hızlıca dolapta ki parfümlerden birini alıp sıktı . Saçlarına hiç bir şey sürmeden sadece elleri ile geriye attı saçlarını . Banyodan elinde parfümle çıkıp pantolonunu giymiş Can'a parfümden sıkıp telefonları aldı . Can yarı uykulu yarı uyanıkken Barış motorların anahtarını arıyordu . Salon da dolanırken yanlarında çalışan kadın geldi " Barış Bey kahvaltı hazırdı aslında." dedi " Kahvaltı yapmayacağız motorun anahtarlarını gördünüz mü ? " Kadın kapının kenarından anahtarları uzattı . "Teşekkür ederim ." "Can uyayacaksan arabayla gidelim ? " " Motor iyidir." dedi uykulu gözleri yok olurken . Kadın Barış'a ceketini tutmak için kaldırınca Barış teşekkür ederim diyerek kendi ceketini giymiş . Kadın Can'ın ceketini aldığında Barış göz kırparak ceketi Can'a attı ve Can ceketini giydikten sonra ayakkabılarını giydiler evden çıkıp motorlarına binerek okula geçtiler
****
Eda ve Melisa okulda Emre'yı bekliyorlardı saat 9 gibi Emre sabah dersi olmadığını halletmesi gereken işler için alış veriş merkezine gideceğini söylemiş ve kızları davet etmişti . Saat 09:30 gibi okuldan çıkıp alışveriş merkezinde emre ile buluştu kızlar. Melisa Emre'ye sarıldıktan sonra Emre Eda'ya gözlerini çevirdiğinde "Eda, Emre . Emre Eda " dedi . Hâlâ ayaktayken . Eda " Memnun oldum " dedikten sonra Emre'nın sıcak gülümsemesi ile oturdular . Melisa başladı söze
" Şimdi bahsetmiştim biraz aslında bizim için tabloların resmini çekip , internette bir sayfa açarak onları satmamız lazım . "
" Tablolar ? "
" Çizdiklerım var ya onlar ."
" Eğer özel değilse niye satacaksınız ki ?"
"Niye ? Satılmaz mı ?"
"Satılır tabi de eğer acilse başka bir şey yapabiliriz."
Melisa bir hışımla kalkınca Eda'da onunla birlikte kalktı . Melisa ses tonunu yükselterek konuştu
" Gördüğüm kadar iyi birine benziyordun , gülümsemene kanmışım . Bizim amacımız senin aklında dolaşan tilkiler değil."
Emre tüm dediklerini anlamaya çalışırken taktiği gülümseme ile konuştu.
"Melisa dinler misin ? Ne tilkisi? Eğer acilen nakle ihtiyacınız varsa internetle uğraşmayın diyecektim "
