[13]

43.5K 3.8K 4.9K
                                        

NOT: bölüm şarkısı: zaz, je veux (medyaya koydum)

rica ediyorum şarkıyla okuyun bölümü

BU ARADA, zimzalabim'in bölümlerini düzenlesem de bu bölümdeki yorumları sevdiğimden bölümü düzenlemedim, ağır bir anlatıma ve gereksiz betimlemelere sahip olduğunun bilincindeyim, o yüzden lütfen eleştirilerinizi ve komik olduğunu sandığınız saçma dalga cümlelerini hepimizin mental sağlığı için kendinize saklayın<3

ayrıca bölümü okumazsanız da bir şey fark etmez, sıkılacaksanız bölümü atlayabilirsiniz

iyi okumalar!!

×××

"hadi ama jeongguk!" diye isyan etti büyük olan iri damlaların altında ıslanırken. kış ayındalardı fakat bahar mevsimine doğru adımlayan günlerden olsa gerek hava olması gerektiği gibi soğuk değildi. ilk defa cinsiyeti yüzünden hayallerinin önüne engel konulmuş bir kız çocuğunun ruhu kadar dağınık olan gri bulutlar mavi göğü süslüyor ve küçük kızın acılarını tüm dünyaya haykırmak istiyormuşçasına iri damlalarını yeryüzüne doğru döküyordu.

bu damalalardan payını alan kim taehyung ise sizin de tahmin ettiğiniz gibi sırılsıklamdı. havaya güvenerek giyinmiş olduğu ve geniş bedenini sıkıca saran, likralı kumaştan dikilme siyah boğazlı kazağının ıslandığı için ağırlaştığı yetmiyormuş gibi daha da yapışmıştı büyük olanın gövdesine. kumaş yapısı gereği esmer olanın geniş omuzlarını, yapılı göğsünü, ince belini ve uzun boğazını ikinci bir ten misali sıkı sıkıya sararken ıslanmış olması işleri daha da kötü bir hâle getiriyordu.

hava her ne kadar olması gerektiği gibi soğuk olmasa da, bir bahar ayı gibi ılık da değildi. bundan dolayı da bünyesine hafif bir ılıklığı alan rüzgâr taehyung'un ıslanmış olan esmer tenine değdikçe büyük olanın ürpermesine ve titremesine sebep oluyordu.

göğüs uçları teniyle oynaşan rüzgârdan ötürü dikleşmişti ve tenini saran kazağın ıslanmış olması sertleşmiş tepeciklerin dışarıdan bakan birinin de göğüs uçlarını netçe görmesine sebep olmuştu.

kırmızı saçları kendilerine temas eden her bir damlayla daha da ıslanıyor, ıslandıkça geniş alnına yapışıp duruyordu.

tutamlar tam şu anda savaşa girdikleri için ittifak kurmuş olan devletler gibiydi; kendilerine değen yağmur damlaları her birini bir tutkal misali birbirine yapıştırmış, tel tel geniş alına yapışmak yerine ıslak ve kalın tutamlar halinde etten zeminde yerlerini almışlardı.

yağmurdan dolayı kısık bakan gözlerini çevreleyen kirpikleri de nemlenmişti fakat dudaklarına ve esmer bir tenle özenlice sarmalanmış olan yanaklarınıza baktığınızda bu nem, buharın ardında bıraktığı ıslaklıktan öteye gitmezdi.

yanakları ve dolgun dudakları bu güzel adamın eşsizliğine seviye atlattıracak kadar ıslanmıştı ve incil'in üzerine yemin olsun ki çok güzel görünüyordu.

alnına yapışmış kırmızı tutamları, soğuktan ötürü tatlı bir allığın sindiği zayıf yanakları, su damlaları yüzünden nemlenip daha da belirginleşen toz pembe kabuklarla kaplanmış aralıklı dolgunlukları bu naif adamı daha da güzelleştiriyordu. size yemin ederim kim taehyung şu an o kadar güzeldi ki, rüzgârdan dolayı eğilip duran ağaç dallarının onun güzelliği uğruna secde ettiğini bile düşünebilirdiniz.

arzuladıkları bahara henüz ulaşamadıkları için sevinçle yapraklarını yeşertememiş olan bu zavallı dalların esmer olana secde etmekten başka hiçbir şansları gibi yok gibiydi.

zimzalabim | taekook ✓Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin