Sonunda patrondan güç bela izin alabildim.Başım hala ağrıyordu.Oldukça uykusuzdum.Bir kafeye gidip acı bir türk kahvesi ile sigaramı içmek belki iyi gelebilirdi.Kahvemi yudumlarken üç masa önümde duran adamın bana baktığını fark ettim.Umursamadım.Birkaç dakika sonra tekrar baktığımda hala bana bakıyordu ve bakışları hiç de yumuşak değildi.Kahvemi hızla içip parayı masaya bıraktım.Hala beni izliyordu.Hızlı adımlarla uzaklaştım ve evimin yolunu tuttum.Ayaklarıma kara sular inmişti ki eve girip dinlenmek istiyordum.Kapımın önünde siyah renkli bir mektup vardı.Aldım ve içeri girdim.Aklıma gelmişken yüzümdeki işareti araştırmak istedim.Saatler sonra ulaşabildiğim o kadar az bilgi sonrasında büyük hayal kırıklığına uğramıştım.Göz kapaklarım artık kapanmaya başlamıştı.Odama gittim ve yatağımın üstündeki mektup dikkatimi çekti.Yatmadan önce bir bakayım diye düşündüm.Açtım.Bir not kağıdı vardı.Okumaya başladım.Gözlerime inanamıyordum.Büyük harflerle "Sen SEÇİLMİŞ KİŞİ'sin" yazıyordu... (Beğendiyseniz devamı gelecektir , umarım beğenirsiniz. :)

ŞİMDİ OKUDUĞUN
SEÇİLMİŞ KİŞİ
Science FictionSaat üç sularıydı.Hiç böyle nedensiz şekilde uyanmıyordum.Üşüyordum.Son günlerde yaşadıklarım bilinçaltımda derin izler bırakmıştı... Başından esrarengiz olaylar geçen, meraklı ve endişeli bir gencin hikayesidir bu.