O Zamanlar - Şubat 2000-ci Yıl
«Ben Yağızı sevmiyorum! Kaç kere sana bunu demeliyim?!» diye bağırdım «Ahu sen benim en iyi arkadaşımdın. Bunu bana nasıl yaparsın! Sana güvenmiştim! Çocukluktan Yağızı sevdiğimi biliyorsun. Nasıl bunu bana yaparsın ha?! Nasıl?» bağırarak ağlıyordu. Bu kız deli ya! Gerçekten deli! «Asıl sen bana bunu nasıl dersin? Sana ben onu başka kızla gördüm diyorum! Bana güvenmeyip Yağızın dediklerine mi güveneceksin?» Kaç gündür Banu'ya Yağızın onu aldatdığını anlatıyorum ama anlamıyor! Gitmiş Yağızdan sormuş aptal.. Yağız cevabında «Banu sen onu dinleme. Ahu seni kıskanıyor. Benim seni seçtiyimi kendisine yediremiyor» demiş. Banuda onun dediklerine inanıyor! «Ahu ben sana inanmıyorum! İnanamıyorum! Öyle şeyler olduki aranızda mesela birlikde büyüdünüz! Babalarınız arkadaş! Ne kadar kavga yapsanızda sizde arkadaşsınız! Neden onu sevmeyesin?! Ha?! Eğer sevmiyorsam Ahu ispat et!»» diye bağırdı. Ayağa kalkıp çantamı elime aldım. «İyi! Artık neye inanmak istiyorsan ona inan! Sana ispat etmek zprunda değilim!» deyip evden çıktım. Sinirden ağlamak üzereyim. Bu ne ya?! Banu benim arkadaşımdı. Onun Yağızı sevdiğini biliyordum. 2 ay önce Yağızda bunu fark etmiş. Artık ne olduysa aralarında sevgililerdi. 1 hafta önce ben Yağızı başka bir kızla öpüşen görmüştüm. Bende inanamadım ilk başlarda, ancak sonra emin olmak için onu takip etdim. Takip etdiyim gün o kızla görüşmüştü. Kafede oturmuştular. Ondan sonra bir otele girdiler ve bende eve gitdim. Yağız Banunu aldatıyordu. Ama Banu bunu görmek istemiyordu. Göremiyordu! Kendi kendime «Her şeyi boş ver Ahu. Kendisi bilir..» dedim Babaannem beni beklediği için hemem evin yoluna girdim.
Gerçekten bazen her kesden uzak durmak istiyorum. Banu beni kayb etdi. Bizim arkadaşlığımızı bırakıp, aşkını tutdu. Artık onu görmek istemiyorum. Onun iyiliğine demiştim. Yağızı gerçekleri öğrenmek için takip etmişdim. Arkadaşımı salak bilmesin yalnız bilmesin diye. Ancak gerçek şu ki, benim arkadaşım gerçekten Salak! Aşktan gözleri kör olmuş onun! Beni yalnış anladı. Beni sinirlendiren en çok bu oldu. Bana inanmaması ve beni yalnış anlaması..
Önümde bakkalı görünce, evde ekmek olmadığını hatırladım. Bakkala girip, «Tahsin abi» dedim. Lakin hiç kimse yoktu. «Tahsin abi?» diye sordum etrafa bakarak. Lakin kapıdan Tahsin abi değil başka adam girdi. «Buyrun ne istemiştiniz?» diye sordu. «Sende kimsin?» diye sordum. «Ben Mehmet» dedi. «Tahsin abi nerde?» diye sordum etrafa bakarak. «Tahsin abi gitdi. Bakkalı bana emanet etdi. Ne istemiştiniz?» diyerek bana dikkatle baktı. «Ekmek» dedim ve o hemen ekmek olan raflara gidip, bir tane ekmek aldı. Sonrada ekmeği poşete koyup, bana verdi. Parasını uzatıp ekmeğimi alınca «Teşekkür ederim» dedim. Bakkaldan çıkacaktım ki «Adın ne senin?» diye sordu. Neden sorduğunu merak etsemde sormadım. Sadece «Ahu» dedim. «Ahu» diye tekrarladı. İsmimden etkilenmiş gibi bir süre yüzüme baktı tuhaf bir şekilde. Onun bu bakışına anlam yükleyemedim. Hiç bir anlam.... Sadece onun bana nasıl baktığını gördüyümde, etkilenmemek için kendimle savaştım. Belki korktum.. Ne hiss edeceğimi bilemedim. Kafam karışmıştı. Ancak hiç bir şey olmadığına kendime inandırdım. Ne düşeneceğimi bilemedim. Sadece hiç bir şey demeden bakkaldan çıktım.
Şimdiki zaman - Şubat 2015
Hastahanede kapının önünde doktorun çıkıp bir cevap vermesini bekliyorduk. Ölmeyeceğine adım kadar emindim ancak yinede bir şeyler vardı içimde! Merak mı? Endişe mi? Ahmet yanıma yaklaşıp koluma dokundu «Sen git..» dedi bu gerginliği aramızdan kaldırmak ister gibi. Ben sakinliyimi koruyup onu dinledim. «Ben kalırım. Şikayetçi olmasın diye para veririm olur biter. Sen git eve çok yoruldun. Başka zaman eğleniriz. Bu sıralar işim çok ama söz veriyorum bir dahaki randevümüz güzel olucak.» dedi sırıtarak.. Başka zaman?. Randevü? Adam orada yatıyor o başka zaman diyor.. « Ahmet.. Asıl sen git.. Ben seni artık görmek istemiyorum. Başka zaman olmayacak. Burayıda ben hall ederim her şeyi. Merak etme sen.. Git..» dediklerimi sanki yalnış duymuş gibi susdu. Elini kolumdan yavaşca çekti. Bir şeyler diyecekti. Ben ayağa kalkınca susdu. Ne yapacağımı merak edercesine beni izledi. « Bahçede yüreyeceğim. Buraya geri gelince seni görmek istemiyorum.. Hoşçakal..» deyip uzaklaştım.. Bahçeye gidip bir banka oturdum. Sadece o anları hatırladım. Hastahanelerde sevdiklerimi kayb etdiğim anları. «Üzgünüm hanımefendi.. Babanızı kayb etdik» bunu mu demişti bana? O sözü bana deyince Annem nerdeydi benim? Neden yanımda değildi? Ne kadar saklamaya çalışsamda benim bir anneye ihtiyacım var.. Ben anne sevgisi istiyorum anne desteği istiyorum. Beni sevsin istiyorum. Saçlarımı okşasın istiyorum. Gökyüzüne baktım. Yıldızlar çoktu ve hepsi parlıyordu. Bir an annem beni her türlü duyuyormuş gibi düşündüm. Saçmalık ama bunu düşünmeye ihtiyacım vardı. Bir anlık olsa bile:
