"Sana kızgın değilim, yemin ederim," diye fısıldadım, gözlerinin içine bulaşan yansımam titredi.
"Sen hâlâ sana kızdığımı sanıyorsan, işte orda yanlış yapıyorsun. Ben sana kızgın değilim."
"Dargın mısın?"
"Değilim," dedim. "Ben sana yemin ederim dargın da değilim."
Gözlerime uzun uzun baktı. Öyle uzun baktı ki, sanki o bakışından sonra şafak son anımız olacak, güneş bu şehirde bir daha doğmayacaktı.