Keşke bir çiçek olsaydım cam kenarında...
Ne zaman solup gitsem,
can suyum olsaydı gülüşlerin.
Gün ışığım olsaydın gecelerime,
karışsaydı kokumla nefesin.
Keşke bir kalem olsaydım elinde...
Ne zaman ağlasa ruhun,
yanında durup hislerine tercüme olsaydım.
Anlatsaydın nasıl sevdiğini,
anlasaydın nasıl sevdiğimi.
Karanlık çizgilerim kâğıdı taşırırken,
her noktasında bulsaydın kendini.
Keşke bir kere konuşsaydım seninle...
Duysaydım sesini dünya diliyle.
Keşke bir kere seni görebilseydim;
fotoğrafların bile çok uzaktayken,
hislerime tercüme olabilseydim.