-_-STERK-_-

Ben seninle birgün Van'daki bir kahvaltı salonunda...
          	Ben seninle (sadece bilmek zorunda kalanların bildiği)
          	bir yol üstü lokantasında...
          	Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli
          	bir çay
          	kıvamında bakan Doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak damında..
          	
          	Ben seninle herhangi bir insan elinin terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim...

-_-STERK-_-

Ben seninle birgün Van'daki bir kahvaltı salonunda...
          Ben seninle (sadece bilmek zorunda kalanların bildiği)
          bir yol üstü lokantasında...
          Ben seninle, Ağrı dağına mistik ve demli
          bir çay
          kıvamında bakan Doğubeyazıt'ın herhangi bir toprak damında..
          
          Ben seninle herhangi bir insan elinin terli coğrafyasında olma ihtimalini sevdim...

-_-STERK-_-

Gözlerinden göğüme sayısız yıldız akar
          Bir gülüşün içimde binlerce lâmba yakar
          Bir kurtuluştur o an çağrılsa senin adın 
          Sesin ne kadar sıcak sesin ne kadar yakın
          Tabiat bir bembeyaz gelinlik giymiş gibi Yüzüme kar yağıyor sanki elinmiş gibi
          
          Sensiz geçen zamanı belli yaşamamışım Sensizlik bir kuyuymuş onu aşamamışım
          Ölüm bize ne uzak bize ne yakın ölüm Ölümsüzlüğü tattık bize ne yapsın ölüm
          Desem ki sen benim için, Hava kadar lâzım, Ekmek kadar mübarek, Su gibi aziz bir şeysin; Nimettensin, nimettensin!
          
          Desem ki...
          İnan bana sevgilim inan,
          Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
          Ve soframda en eski şarap.
          Ben sende yaşıyorum,
          Sen bende hüküm sürmektesin...