-clarainsaturn

keşke böyle biri olmak yerine
          	hiç var olmasaydım.
          	utanç kaynağıyım.
          	hayır, gerçekten.
          	neremden tutsan elinde kalırım.
          	yeterince temiz değilim.
          	yaşam bahşetmiyorum.
          	çiçeklerin açmasını andırmıyorum.
          	filizlenmeyi, kutsanmayı temsil etmiyorum.
          	ona layık olduğumu düşünmüyorum.
          	onun da benim gibi bir meczupu hak ettiğini düşünmüyorum.

-clarainsaturn

lotus çiçeği eski kültürlerde yeniden doğuşun ve ilahi düzenin sembolü olarak kabul edilmiştir. antik mısır’da güneşin her sabah yeniden doğuşu lotusla ilişkilendirilmiş ve ra’nın bu çiçekten yükseldiğine inanılmıştır.
          	  bu yüzden lotus, ölümden sonraki yaşamın kapısını temsil eden en önemli sembollerden biri haline gelmiştir.
          	  
          	  zaman içinde bu anlam yeni coğrafyalara taşınmış, özellikle çin geleneklerinde bambaşka bir derinlik kazanmıştır.
          	  çin’de lotusun hem dünyada hem de cennette açtığına dair inanç, çiçeğe hem dünyevi hem ruhani bir değer yükler. bataklık suyundan çıkıp tertemiz açması, her kültürde insanın kendi içindeki karanlıktan sıyrılıp berraklığa ulaşmasını anlatan sessiz bir hikaye olarak görülür.
Reply

-clarainsaturn

bu yazının altında keşke bir lotus çiçeğinin yaşam kaynağı olabilecek kadar dupduru olabilseydim diyecektim, ancak bilirsiniz;
          	  lotus bataklıkta yetişir.
Reply

-clarainsaturn

keşke böyle biri olmak yerine
          hiç var olmasaydım.
          utanç kaynağıyım.
          hayır, gerçekten.
          neremden tutsan elinde kalırım.
          yeterince temiz değilim.
          yaşam bahşetmiyorum.
          çiçeklerin açmasını andırmıyorum.
          filizlenmeyi, kutsanmayı temsil etmiyorum.
          ona layık olduğumu düşünmüyorum.
          onun da benim gibi bir meczupu hak ettiğini düşünmüyorum.

-clarainsaturn

lotus çiçeği eski kültürlerde yeniden doğuşun ve ilahi düzenin sembolü olarak kabul edilmiştir. antik mısır’da güneşin her sabah yeniden doğuşu lotusla ilişkilendirilmiş ve ra’nın bu çiçekten yükseldiğine inanılmıştır.
            bu yüzden lotus, ölümden sonraki yaşamın kapısını temsil eden en önemli sembollerden biri haline gelmiştir.
            
            zaman içinde bu anlam yeni coğrafyalara taşınmış, özellikle çin geleneklerinde bambaşka bir derinlik kazanmıştır.
            çin’de lotusun hem dünyada hem de cennette açtığına dair inanç, çiçeğe hem dünyevi hem ruhani bir değer yükler. bataklık suyundan çıkıp tertemiz açması, her kültürde insanın kendi içindeki karanlıktan sıyrılıp berraklığa ulaşmasını anlatan sessiz bir hikaye olarak görülür.
Reply

-clarainsaturn

bu yazının altında keşke bir lotus çiçeğinin yaşam kaynağı olabilecek kadar dupduru olabilseydim diyecektim, ancak bilirsiniz;
            lotus bataklıkta yetişir.
Reply

-clarainsaturn

onur duyarım kutsallığından
          bir şiir gibi, bir nehir gibi
          akıp gitti zaman
          ben once zaman
          hiç mi hiç anlamadım
          sensizliğe nasıl da alıştım
          
          ve bunu da unutma,
          hiç kimse bir sen olamaz,
          ne benim için, ne bir başkası için.
          hiç kimse ne seni ne de başka bir tanrıyı benim seni sevdiğim gibi bir aşkla sevemeyecek.
          
          tüm bunlar için üzgünüm.
          ama dünya beni bir köşeye fırlattığında, senin yanına düştüm.
          hayatta kalmamı sağlamış tek şey sendin.
          bu düşünceyi atamadım kafamdan.
          adını silemedim vücudumdan.
          
          omzuma bir elini koysan, kapanır belki de bütün yaralarım.
          bir başını yaslasan, diner belki tüm acılarım.
          
          keşke beni tutup öpsen.

-clarainsaturn

dizlerimin üstüne düştüm, ellerim açık.
          tanrıya yalvarıyorum, bu benim en büyük acım.
          
          tüm bunlar bir gün senin ellerine değebilmek için mi?
          yoksa sana uzak olmak da aşkımın bir parçası mı?
          
          bir gün elini tutabilirsem, bunu sana soracağım. 
          çok canın yanıyorsa, bu şey aşk mıdır?
          acı olmadan aşkın bir anlamı var mıdır?

-clarainsaturn

senin olmadığın bir gelecek yazmak istemiyorum kendime.
            hayatta yaptığım her şey de bunu engellemek uğruna.
            senin olmadığın bir hayat sürdürmek istemiyorum.
            iş çıkışı duvara yaslanıp seni bekleyen kişi olmak istiyorum.
            ofisinin kapısının önünde diz çöküp seni beklerken kitap okumak istiyorum.
            tüm günümü sana ayırmak, buradan çekip gitmek istiyorum.
            öyle ki şair olmak istiyorum.
            sadece senin bir parçan olmak istiyorum,
            gittiğin her yere taşıdığın sigara paketin olmak istiyorum.
            üstüne şarkılar döktüğün müsvedde kağıdın olmak istiyorum.
            senin kendini gördüğün kadar bozuk olmak istiyorum.
            beni bir yapboz gibi çöz istiyorum.
Reply

-clarainsaturn

bu satırları büyük bir hızda yazdım,
            ama ikinci mısrada takıldım kaldım.
            sanırım yine haklıydın,
            hayat da ilk turda çok hızlı olup,
            ikinci sefer bir taşa takılıp kaldığım bir yarış.
            
            bu yüzden devam etmem gerek, biliyorum.
            ne kadar cambaz olursan ol,
            takılacaksın meleklere.
            bu yüzden ilerlemem gerek biliyorum.
Reply

-clarainsaturn

bunu yapabilmeyi özlüyorum.
          aslına bakarsanız özlediğim şey o mu ben mi bilmiyorum.
          kalemi clara'ya bırakmak her zaman daha kolay oluyor.
          ama eğer ona bırakırsam, korkarım çoktan ölmüş olabilirdik.
          clara'yı susturduğumda sürekli azar yiyorum.
          hem kendimden, bem de sizden bayım.
          ama ben onun kendini tutamayıp sizin kollarınıza bayılacağından korktuğumdan onu konuşturmuyorum.
          ona acımasız davranmıyorum, hatta onu acınası görüyorum.

-clarainsaturn

kendime dair birçok şeyi özledim,
            çiçeklerin açma zamanlarını ezberlemeyi özledim.
            ` 가 ` yazmayı özlüyorum, yazmadığım her anımda.
            hiç sarılmadığı bir insanın kokusunu özler mi bir insan?
            hiç girmediği denizde yüzmeyi özler mi bir insan?
            
            hiçliğin getirdiği, her şeyim olan bir adam.
            seyrediyorum onu hep uzaktan, hep bir camdan.
            düşlüyorum rüyalarımda onun elini tutarım belki diye.
            ve düşünüyorum, galiba bize hiçbir şey bırakılmamış bu handan.
Reply

-clarainsaturn

aynadakiyle konuşuyorum, onlar acımı bilemez canım.

-clarainsaturn

paranoyalar, paranoyalar, paranoya bu, her gün olur.
            samimi mi, yoksa bir dümen mi moruk?
            benden uzak dur, bu senin için güvenli olur.
            benim prensibim bu, kaltaklara güvenmiyorum!
Reply

-clarainsaturn

ona ayıkken yazmam, onun da gerek yok yazmasına.
            bu konularda hassasım ben, onlar ilgi hastasına.
            anne paranoid şizo' birisi, bana mirası DKBsi.
            DNA'mda bir bağlanma korkusundan fazlası var.
Reply

-clarainsaturn

ama hiçbirine veremem izin, ama hiçbirine veremem izin!
            görüyorum art niyetinizi, sözde samimiyetinizi.
            diyetisyenimin dediği kafayı yememem, haha, o yüzden sikeyim sizi!
Reply