-clarainsaturn
Link to CommentCode of ConductWattpad Safety Portal
kendimi bildim bileli sevilmek için yalvarıyordum.
-clarainsaturn
why does nobody wanted me anyway
thats all i ever wanted too
-clarainsaturn
i don't know why i'm like this.
like him.
i never understood why everyone's moving but me.
•
Reply
-clarainsaturn
zamanla her şeyi bitsin diye yapar oldum.
zaman geçsin diye kitap okumak, gözümde başka hiçbir arzu kalmaması.
kafamı dağıtmak için bir oğlanın peşinde dolanmak,
bir an önce gidebilmek için ders çalışmak,
bir an önce haftayı atlatabilmek için uyumak.
en kötüsü de mevzunun sadece aptal arzulardan, kırılan hevesimden ve iştahımdan ibaret olmamasıydı.
ben kendime dair her şeyi mahvettim.
öyle ki geri dönüp af dilenebileceğim hiçbir şey kalmadı.
-clarainsaturn
canımı yakan ise beni alıkoyan hiçbir şey yoktu.
geceleri sabahlamama neden olan şeylerim yoktu,
derslerimi aksatmak için hiçbir bahanem yoktu,
koridorlarda bir çift yuvarlar gözlüğü aramaktan başka hiçbir uğraşım yoktu.
o da bana bağlanmadı işte, uğraş bana ait değildi.
oysaki ben benimle uğraşacak bir şey, belki de birisi, ummuştum.
sabahları erken kalkmama sebep olacak, veya öyle ki geri dönüp hiç kitap okumaya gerek kalmayacak.
zamanımı tutsak edecekti, ben ondan sadece bunu umdum.
beni kendisine hapsetmesini ve asla affedilmemeyi umdum.
•
Reply
-clarainsaturn
çiçeklerimi güzel harvey için topladım
yanıldım, ben hiç aldatılmadım.
-clarainsaturn
‘neden jeongguk’u görmeye gitmedin? onun için ne kadar değerli olduğunu bilmiyor musun?'
elbette biliyordum. belki de bu yüzden odasına giremedim. ben bozulmuştum ve dikenliydim, yaklaşmaya çalışan herkes kaçınılmaz olarak incinirdi.
-clarainsaturn
beni asla affetmemesini umdum.
-clarainsaturn
jeongguk kehribar'a geri döndü.
yağmur damlalarının altında koşusunu izledim, pencereden.
her yağmur damlasının kapısını yumruklarcasına çalışını dolu gözlerimle seyrettim.
gözyaşlarım damlalara karıştı, belki de biri kehribar'ın kapısını çaldı.
jeongguk'um her damlaya onun ismini fısıldadı, zamanında o mumu üflediğinde dilediği dilek, ettiği dua, bugün yağmurla toprağa inen gözyaşlarımı yeşertmişti.
nitekim dediğimizi yapamadık, barışı savaşta filizlendiremedik.
ancak her zaman olduğu gibi, bu bahar da, çiçekler açmıştı.
Mhlkaaa
bu kadin 3 gun once beni dunyanin en mutlu insani yapti da onu uzmeseniz olur mu
-clarainsaturn
i suffer from the words you throw at me but it makes me tougher
-clarainsaturn
taehyung tekrar bana döndü,
"sen," diyecek oldu.
işaret parmağıyla başımı ittirdi ve cümlesini tamamladı.
"bir gün çevrene bakar da yanında kimseyi göremezsen sakın şaşırma."
ve sonra kapıyı çarparak gitti.
hiçbir şey demedim, jeongguk'umun da beni terkedip onun peşinden gitmesini bekledim.
gitmeden önce döndü bana,
elleri saçıma gitti anlam veremedim, saçımı okşadı jeongguk'um.
ve anılar bundan ibaretti işte,
biri gelir, biri giderdi.
yalnız kalmaktan o kadar nefret ediyordum ki sürekli bir yerlerdeydim.
jeongguk odayı terkettiği anla ceketimi alıp sahile gitmem bir olmuştu.
bir yerlere kaçmak o kadar rutin bir hareketti ki benim için tek başıma geçirdiğim süre çok azdı
kendime o derece katlanamıyordum ki yalnızlıktan ölesiye iğreniyordum
yanımda birileri olsun, susmasın yeter ki onları sustursun istiyordum