-marcot

Bir siyah beyaz fotoğrafım ben
          	Tozlu raflardayım eski albümlerde`

-marcot

Ve iki damla yaş olacağım
          	  Güneşli gözlerinde, gözlerinde`
Reply

-marcot

İşte o an,
          	  Bir kıpırtıyım yüreğinde
Reply

-marcot

Bir gün batımıyım güneyde
          	  Bir akşam vaktiyim
          	  Ucuz bir şarabın şişesiyim denizde
          	  Yüzüyorum, yüzüyor muyum?
          	  Biliyor musun bir gün
          	  Bir yağmur sonrası
          	  Siyah beyaz bir fotoğraf
          	  Bulacaksın yerlerde
Reply

-marcot

Bir siyah beyaz fotoğrafım ben
          Tozlu raflardayım eski albümlerde`

-marcot

Ve iki damla yaş olacağım
            Güneşli gözlerinde, gözlerinde`
Reply

-marcot

İşte o an,
            Bir kıpırtıyım yüreğinde
Reply

-marcot

Bir gün batımıyım güneyde
            Bir akşam vaktiyim
            Ucuz bir şarabın şişesiyim denizde
            Yüzüyorum, yüzüyor muyum?
            Biliyor musun bir gün
            Bir yağmur sonrası
            Siyah beyaz bir fotoğraf
            Bulacaksın yerlerde
Reply

-gamzehanzade

"Ne zamandan beri bu kadar kibarsın Gamze?" Marco buzdolabının içinden bir bira çıkarıp kapağını açtı. "Ya da ne zamandan beri bu kadar saygılısın demeliydim, değil mi?"
          
          Gamze yüzünü buruşturdu. "Ben hep saygılı biriydim sadece artık sana saygım yok."
          
          Marco gözlerini devirip, "Bana hiçbir zaman saygın olmadı ki," dedi.
          
          "Vardı." Gamze'nin baskın sesiyle Marco'nun bira tutan eli havada kaldı. "Ta ki sen beni Ölüm Timi'nden postalamak isteyene kadar."
          
          Sessizlik olduğunda ikisine baktım ve çorbamı göstererek, "İştahımı açıyorsunuz," dedim yumuşatmaya çalışıp. "Lütfen devam edin."
          
          Marco ise beni duymazdan geldi ve sabrının son raddesine gelmiş gibi, "Başka çarem mi vardı?" diye sordu. "Mutsuzdun, sadece ağlıyordun ve insanlarla düşman olmuştun, en çok da bana. Ne yapmamı bekliyordun?"
          
          Gamze dişlerini sıktığında bu yüzleşmenin ben çorbamı kaşıklarken ve televizyonda adım soysuz diye anılırken olmasını hiç beklemiyordum. İkisine bakıyordum ama onlar sanki ben yokmuşum gibi kozlarını paylaşmak için hazırlanmışlardı. "Sen de gidecek hiçbir yeri yok diye düşünerek beni BL Örgütüne mi postaladın?"
          
          "Tam olarak böyle oldu."
          
          "Marco," dedim uyarıcı bir ses tonuyla ama beni duymadığı çok açıktı.

-gamzehanzade

Geber Marco diyesim geldi.. 
Reply

-gamzehanzade

Ve sen de lafı değiştirmemelisin." Tugay işaretparmağını kaldırıp Marco'ya salladı. "Gamze bana geldiğinde senin izini silmek için uğraşıyordu ve bütün kuralları da sırf sen istediğin için esnettim. Onun saçları uzundu, istediği kıyafetleri giyebiliyordu ve istediği gibi davranabiliyordu. Bunlara senin için tamam dedim, neden? Onun mutluluğunu ve rahatını neden bu kadar düşünüyorsun?"
            
            Marco omzunun üzerinden Gamze'nin oturduğu yere baktı. Sinan'la ikili koltukta oturmuş, ellerindeki telefondan bir şeylere bakıyorlardı. "Bundan onun haberi yoktur umarım," dedi Tugay'a.
            
            "Yok," dedi Tugay. "Ama sorum bu değildi."
            
            "Ve soruna verecek cevabım yok." Marco, oturduğu sandalyeden kalktı ve kaşlarını çattı. "Beni düşünmen çok ince bir davranıştı ama gönül işleri umurumda bile değil, halimden memnunum.
Reply

-gamzehanzade

"Kurşunlar Gamze'ye denk gelmesin diye ona siper olduğunu fark ettiğimden beri." Marco bu kez öksürdüğünde aşağıdan 
Reply

-gamzehanzade

⁰⁰'⁰⁰

-gamzehanzade

Salına salına gel'
Reply

-gamzehanzade

Tut dilek her gece olduğunda'
Reply

-gamzehanzade

Gör beni kayan yıldızlarda'
Reply

selenphoriax

¿Qué horas son, mi corazón?

selenphoriax

¿Qué horas son, mi corazón?
Reply

selenphoriax

¿Qué voy a hacer? Je suis perdu
Reply

selenphoriax

¿Qué voy a hacer? Je ne sais plus
Reply